Hep düşünülür ama çok konuşulmaz; konuşulsa bile cevaplar yeterli bulunmaz. Biz de sizler için cinsel hayatlarıyla ilgili en çok merak edilen soru ve sorunlara cevap ve çözüm önerileri sunmaya çalıştık.

Cinsel Sorunlara 4 Boyutlu Yaklaşım

Günümüz koşullarında seks yapabilmenin her geçen gün zorlaştığı yadsınamaz bir gerçek. 75-80 yaşında hala seks yapabilen yaşlı prostat hastalarımı gördükçe öykünmemek de elde değil doğrusu. Seks yapmak özünde cidden zor bir iştir. Belli koşullar ister; doğallık ister. Öncelikle ruhsal dinginlik ve fiziksel yeterlilik gerektirir. Kent yaşamının getirdiği koşuşturmaca, stres, sağlıksız beslenme, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, ekonomik kaygılar, sosyal medyada sanki herkesin hayatının güllük gülistanlıkmış gibi sunulması, kullan tüket at mantığının hayatın her alanında olduğu gibi ilişkilere de sirayet etmesi, hayatta sadece başarının kutsanması başarısızların da bir o kadar alaşağı edilmesi, pornografik yayınların telefonların WhatsApp mesajlarına kadar girmesi, cinsel kimliklerimizin ve cinsel görev dağılımlarımızın her geçen gün daha karmaşık hale gelmesi, ailesel krizler, performans artırıcı ilaçlara kolayca erişim gibi gibi pek çok şey bizim cinsel performansımızı olumsuz etkilemektedir. Farkındaysanız bunların neredeyse tamamı 40 yıl önce insanlığın gündeminde olmayan kavramlardır. Şimdi ise tüm bunlarla ayrı ayrı mücadele etmek gerekiyor ki sağlıklı bir cinsel yaşamınız olabilsin. Seks yapabilen çiftleri öncelikle bu başarılarından dolayı özellikle kutluyorum. Sorunu olan çiftleri ise makalenin tümünü okumaya ve üzerinde düşünmeye davet ediyorum. Şu da önemli elbette. Toplumumuzun bir kısmı aşırı muhafazakarlığın getirdiği cinsel sorunlarla boğuşurken, bir kısmı da aşırı serbestliğin ya da mahremiyet kaybının getirdiği risklerle karşı karşıyadır. Büyük bir gerçeklik de şu; toplumun her katmanında, her yaşta, her cinsiyette sorunlar çığ gibi artıyor. Ha bir de doyum sağlamayan salt performans ve organ odaklı kalitesiz cinsel eylemler olarak nitelenebilecek paralı seks durumları da söz konusu ki o da ayrı bir tartışma konusu tabi.

Fantezi Dünyası/Erotik Shop olarak bizler, meseleye her zaman büyük pencereden bakıyoruz. Çünkü cinsellik, yalnızca fiziksel bir birleşmeden ibaret olmayan, oldukça derin ve katmanlı bir konudur. Sürece tek bir boyuttan yaklaşmak, hem sizi hem de uzmanları yanıltabileceği gibi gerçek çözümün önünde de bir engel teşkil edebilir. Tıptaki 'hastalık yoktur, hasta vardır' ilkesinden yola çıkarak, her çiftin kendine has dinamikleri olduğunu biliyoruz. Örneğin; bizim yaklaşımımızda 'Ahmet Bey’in sertleşme problemi' veya 'Fatma Hanım’ın orgazm olamaması' gibi bireysel etiketlemeler yer almaz. Biz bu durumu, 'Ahmet Bey ve Fatma Hanım’ın birlikte deneyimlediği bir cinsel uyum sorunu' olarak tanımlıyoruz. Bu bakış açısı hem çok daha kapsayıcıdır hem de partnerlerin bu süreci ortak bir paydada, sevgiyle aşabileceğine dair güçlü ve olumlu bir mesaj içerir.

Mademki ortada bir sorun var, bu çiftin ortak meselesidir ve ancak el birliğiyle çözülebilir. Sağlıklı ve mantıklı olan yaklaşım budur; her iki tarafın da sorumluluk alması gerekir. Ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmek ve birlikte irade sergilemek, iyileşme yolunda muazzam bir güç birliği yaratır. Sorunun o çifte münhasır, özel bir durum olduğunu kabul etmek, yine o çifte özel çözüm haritaları çizmeyi gerektirir. Problemlere sadece tıbbi bir 'etiket' yapıştırmak yerine, çiftin tüm cinsel dinamiğini ve sistemini iyileştiren bütüncül modeller sunulmalıdır. Tanılar tek başına şifa vermez; aksine bakış açısını daraltarak hareket alanınızı kısıtlar. Bu durum, çözüm üretme aşamasındaki başarıyı da gölgeler. Örneğin, bir kadına sadece 'vajinismus' tanısı koymanın, ne kişiye ne de ilişkiye doğrudan bir katkısı olur. Bu yaklaşım, meseleyi sadece bölgesel bir sorunmuş gibi algılamanıza ve çözümü yanlış yerde aramanıza neden olur. Oysa durumu çiftin bir 'uyum sorunu' olarak ele alır ve süreci bu vizyonla yapılandırırsanız, düğümün çoğu zaman kendiliğinden çözüldüğüne şahitlik edersiniz.

Cinsel meselelere olan yaklaşımımızı netleştirdik ve hem partnerlerin hem de uzmanların bakış açısını bu yöne kanalize ettik; bu, yolculuğumuzun en kritik ilk adımıydı. Şimdi ise bu sorunları, birbirini sürekli etkileyen dört temel boyutta ele alıyoruz. Önceliğimiz, bu dört alandan hangisinin 'çekirdek sorun' olduğunu tespit etmektir. Ancak unutmamalıyız ki; geri kalan üç boyut da bu çekirdeği beslemeye devam eder. Hatta zamanla yan boyutlar derinleşerek asıl sorunun yerine bile geçebilir. Bu nedenle, en sağlıklı sonuç için dört eksende eş zamanlı bir çalışma yürütüyoruz. Burada asıl amacımız, sadece danışanlarımızın cinsel sağlığını iyileştirmek değil; onların evliliklerini, partnerlik bağlarını ve dolayısıyla tüm yaşam kalitelerini güzelleştirmektir. Biz sadece bir sorunu çözmüyoruz, daha mutlu bir hayatın kapılarını aralıyoruz.

Konunun iyi anlaşılması için danışanlarıma örnekler verirken “otomobil metaforu”nu sıklıkla kullanıyorum ki gerçekten çok yardımcı oluyor. Şöyle aktarırsam. Sizin otomobilinizle şehir içinde bir noktadan başka bir noktaya gidebilmeniz için belli şartlar gerekiyor değil mi? Nedir bunlar birlikte bakalım.

Otomobiliniz çalışır ve yürür vaziyette olmalı. Yani lastiklerinin havası (damarsal) yeterli düzeyde, motoru (sinirsel) çalışır vaziyette ve deposunda yeteri kadar da yakıtın (hormonlar) olması gerekiyor. Başka türlü bu aracı kullanamazsınız. İşte biz aracın fiziksel yeterliliğine “organik boyut” adını veriyoruz.

Elbette sizin otomobil kullanmayı biliyor olmanız gerekiyor. Bu konuda kendinizi geliştirmiş olmanız güvenli sürüş açısından çok önemlidir. Yine araç kullanırken bir kaza yapacağınıza dair aşırı bir korku hali yaşamamalısınız. Değilse panikleyip fren yerine gaza basabilirsiniz ve de kaza yaşamanız kaçınılmaz olabilir. Otomobil kullanmak belli bir dikkat kadar, rahatlık ve doğallık da gerektirir. Aşırı korkular sizin otomobil kullanmanıza engel olabilir, kullansanız da sık sık kaza riski taşırsınız. Yaşadığınız her kaza da korkularınızı daha da büyütecektir. İşte biz bu araç kullanırken ki ruh halinize “duygusal boyut” adını veriyoruz.

Güvenli bir yolculuk için sadece aracınızın kusursuz olması veya sizin usta bir şoför olmanız yeterli değildir. Sizin kurallara uymanız kadar, karşıdan gelenin de aynı titizliği göstermesi hayati önem taşır. Aksi takdirde kaza riski kaçınılmaz olur ve hedeflediğiniz noktaya varamazsınız. İşte biz, çiftlerin birbirine karşı tutumlarını ve bu yazılı olmayan 'trafik kurallarını' uygulama biçimlerini 'ilişkisel boyut' olarak tanımlıyoruz. Ancak sürüş güvenliğini belirleyen bir diğer faktör de yolun ve havanın durumudur. Yolun buzlu, mıcırlı veya bozuk olması; havanın görüşü engelleyecek kadar kötüleşmesi elinizde olmayan engellerdir. Bu koşulları her zaman önceden kestiremeyebilir, bazen ne kadar dikkatli olursanız olun akışın getirdiği zorluklarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Dış dünyadan gelen ve kontrolünüz dışında gelişen bu faktörlere ise 'çevresel boyut' adını veriyoruz.

Aslında görüldüğü gibi otomobil kullanmak ve kendinizi bir noktaya sağ salim ulaştırmak hiç de kolay bir şey değildir. Yine de gündelik hayatımızı ve işlerimizi yürütebilmek için otomobilleri kullanıyoruz. Bunun için ehliyet alıyoruz, araç kullanmayı öğreniyoruz aracın bakımlarını yaptırıyoruz ve kaza yapmamak için trafik kurallarına dikkatlice uyuyoruz. Seksi de aynen böyle bir duruma benzetebiliriz. Ve en azından aracımıza gösterdiğiniz özeni kendi bedeninize göstererek de işe başlayabilirsiniz. Şimdi konumuzu birlikte detaylandıralım.

1-ORGANİK BOYUT: Organik boyut demek bedensel sağlık ve yeterlilik demektir. Öncelikle şu önemli. Seks, içinde agresif davranışlar barındıran fiziksel bir eylemdir. Dolayısı ile iyi bir fiziksel kondisyon gerektirir. Yani beden yapınızın ve kalp solunum sisteminizin sağlıklı olması ön şarttır. Kabaca 2 kat merdiven çıkamayacak kadar sağlık durumunuz kötü ise seks yapamamanız da doğal olarak çok normaldir. Öncelikle mevcut sağlık sorunlarınızın iyileşmesi yönünde gayret göstermeniz gerekmektedir. İkincil olarak cinsel organlarınızın sağlığı da elbette çok önemlidir. Örneğin erkek iseniz; penisinize giden ve dönen damarların açık, sinirlerin iletken olası ve testislerinizin yeterince testosteron hormonu üretmesi lazımdır. Buralarda sorun varsa organik temelde bir ereksiyon sorunu yaşama ihtimaliniz yüksek demektir. Ereksiyonun kalitesi aynı zamanda kalp sağlığının da bir barometresidir. Bilimsel çalışmalar göstermektedir ki ereksiyon sorunu yaşayan erkeklerin 2 yıl içinde kalp damar sorunları yaşama ihtimali belirgin biçimde ortaya çıkmaktadır. O yüzden biz insanların cinsel sorunlarını çözerken, yapacağımız hayat tarzı değişiklikleri ile genel beden sağlıklarına da olumlu katkılarda bulunuyor ve muhtemelen ömürlerini de uzatmalarına da vesile oluyoruz.

Organik boyutu değerlendirirken bir takım kan analizleri, seksüel fonksiyon skorlama anketleri ve radyolojik bazı incelemeler yapmaktayız. Nerede aksama veya sorun olduğunu anlamaya çalışırız. Bu konu konvansiyel tıbbın ilgi alanıdır. Sorunun kaynağına göre hedef organdaki hasarlanmayı azaltmak için bir tedavi stratejisi çizilir. İlaç tedavileri, hormonal tedaviler, penis içi enjeksiyonlar, şok dalga terapisi gibi pek çok tedavi yöntemden biri ve birkaçı ile aşamalı olarak sorunun ciddiyetine göre bir tedavi takvimi ile belirlenir. Ancak bundan da daha önemlisi kişinin kendi hayat tarzında yapacağı değişiklikler olmaktadır. Bu konuda danışanlarımızı motive ediyor ve ihtiyaç duyulması halinde profesyonel destekler alınmasına da yardımcı oluyoruz.

Peki kabaca kişisel olarak neler yapılabilir?

Kilo kontrolü çok önemlidir. Göbek çevrenizin erkek iseniz 102 cm’i geçmemesi gerekir. Düzenli beslenmeniz düzenli spor yapmanız alkolü azaltmanız bu açıdan çok önemlidir. Kadın da olsanız erkek de olsanız fazla kilo sorunları hem fiziksel açıdan hem de hormonal dengenizin bozulması açısından önemli bir handikaptır. Obez kişilerde istek uyarılma aşamaları zorlaşır. Üstelik fiziksel kısıtlıklarda üzerine eklendiğinde yapılacak seksin kalitesi oldukça düşmektedir.

Fiziksel kondisyonunuz cinsel performansın temelidir; çünkü seks, ciddi bir fiziksel aktivite gerektirir. Hem genel kas kitlenizin hem de 'aşk kasları' olarak bilinen pelvik kaslarınızın güçlü olması şarttır. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, özellikle PC kaslarını zayıflatmış durumda. Bu kasları evde yapacağınız Kegel egzersizleri ile güçlendirmeniz, boşalma kontrolü ve orgazm kalitesini doğrudan artırır. Güçlü bir pelvik taban sayesinde penis ve vajina birbirini daha yoğun hisseder, bu da alınan hazzı katlar. Özellikle kadınlara, hem zihinsel odaklanma hem de bu kas grubunu güçlendirdiği için yoga ve pilates yapmalarını şiddetle öneriyorum. Üstelik bu çalışmaların, ilerleyen yaşlarda idrar kontrolü üzerindeki faydaları da bilimsel bir gerçek.

Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmanız gerekmektedir. Sigara, aşırı alkol kullanımı, uyuşturucu, gece hayatı, sağlıksız kötü beslenme kuşkusuz cinsel sağlığınızı çok olumsuz etkiler. Damarsal yapılarınız bozulur erkek iseniz Ereksiyon, kadın iseniz kuruluk sorunları yaşamaya başlarsınız. Kötü alışkanlıklarınızı terk etmeniz genel sağlığınızı düzeltecektir.

Kronik hastalıklarla sıkı sıkıya mücadele edilmelidir. Diyabet tansiyon ve diğer metabolik hastalıklarla bütüncül bir bakış açısı ile tedavi sürecine yaklaşmak ve en uygun tedavileri almak son derece önemlidir. Örneğinin şeker hastalığınız varsa, siz umursamıyor ve üzerinize düşen görevleri yapmıyor iseniz; bizim size kalıcı faydamızın olmasını da doğal olarak pek beklemeyiniz. Bu konuda bize düşen sizi konusunda uzman kişilerle buluşturmak ve gereken konsültasyonların yapılmasını sağlamak olacaktır.

2-DUYGUSAL BOYUT: Duygusal boyut demek sizin kendinizce yaşadığınız ya da kendi kendinize yaşattığınız sorunların bütünü demektir. Özetle sekse dair kafanızda oluşturduğunuz korkular, iç dünyanızdaki çatışmalar ve en önemlisi cinsel özgüveniniz demektir. Siz başka konularda özgüveni çok yüksek, işinde son derece başarılı ve psikolojik açıdan çok sağlıklı olabilirsiniz. Ama dediğimiz gibi seks çok karmaşıktır. Sizin cinsel anlamda özgüveniniz bir şekilde zedelenmiş olabilir. Kadın iseniz kadınlığınıza bedeninize olan olumsuz bir bakış açınız olabilir ya da erkek iseniz kendi eril gücünüze erkekliğinize olan inancınız bir şekilde zayıflamış ya da zayıflatılmış olabilir. Bunlar sizi psikolojik hasta yapmaz. O yüzden bu tip konuları psikolojik demek de bence doğru değildir. Bu tip tanımlamalar hem konunun anlaşılmamasına hem de küçümsenmesine neden olabilmektedir. Ama asıl olan şu ki; sorun yaşayan bir kişinin cinsel özgüveninin desteklenmesi gerekmektedir. Bunu da en kolay eşi sağlayabilir.

Kimse doğuştan beceriksiz değildir; cinsellik, pratik yaptıkça gelişen bir yetenektir. Tıpkı otomobil kullanmak gibi: Araba sürmeyi birkaç ayda öğrenebilirsiniz ama usta bir şoför olmak zaman ister. Kendinize sürekli 'beceriksizim' demeniz, zihninizde hipnoz etkisi yaratarak sizi acemiliğe mahkûm eder. Tedavinin ilk adımı bu olumsuz inancı kırmaktır. Siz beceriksiz değilsiniz! Sabırla ve doğru yöntemlerle çalışarak; yemek yapmak ya da araç kullanmak gibi, kaliteli bir cinsel yaşamı da kesinlikle öğrenebilirsiniz.

Korku seksin en büyük düşmanıdır. Korku ile seks yapabilmek pek mümkün değildir. Sekse dair çeşit çeşit korkular geliştirmiş olabilirsiniz. Sertleşemeyeceğim korkusu, içerideyken sönecek korkusu, erken boşalacağım korkusu, çok canım acıyacak korkusu, çok kanayacak korkusu, orgazm olamayacağım korkusu… vs vs Sekse dair kendi kendinize büyüttüğünüz korkular sizin beyninizi sürekli meşgul ederse elbette olaya konsantre olamazsınız. Ve kaçınılmaz olarak da her seferinde korktuğunuz şey başınıza gelir. Bu da evrensel bir yasadır. Başka bir metaforla anlatacak olursam. Beyniniz bir bilgisayar ise ve arka planda pek çok program açıksa, oyun oynamanız da doğal olarak güçleşir. Hele virüslü yazılımlarınız da varsa tam oyun sırasında ekranınız bir anda kitlenip kalabilir. Seks sırasında olup biten de aşağı yukarı böyledir. Peki ne yapmak gerekir? Geri planda sistemi meşgul eden hatalı yazılımları silmek hatta bilgisayarı tümden resetlemek çözümdür diyebiliriz. İşte biz buna tıpta “Cinsel Terapi” teknikleri adını vermekteyiz. Bunun da ilk kuralı da cinsel aktivitelere bir yasak getirmektir. Her seferinde panikleyip kaza yapmaktansa bir süreliğine ara vermek, küçük küçük alıştırmalarla yola devam etmek kuşkusuz en güvenlisidir. Süreç içinde aşama aşama ilerleyerek ihtiyaç duyduğunuz programlar tek tek bilgisayarınıza yüklenecek ve sistem yeniden başlatılacak. Cinsel terapinin mantığı kabaca böyledir. Eğer duygusal boyutta bir cinsel sorun yaşıyorsanız en doğru çözümü kuşkusuz eşli cinsel terapidir. Eşin burada tedavinin bir parçası haline gelmesi süreci çok kısaltan ve başarıya götüren ana unsurdur. Daha önce belirtiğimiz gibi cinsel sorunlar çiftin sorunu olduğuna göre birlikte çözmeleri de en doğrusudur.

3-İLİŞKİSEL BOYUT: İlişkisel boyut, kadın erkek arasındaki her türlü iletişimin açık ve sağlıklı olması anlamına gelir. Tatminkar bir cinsel yaşam için eşler arasında hem cinsel iletişim kanalları açık olmalı hem de cinsiyet rollerinin gereği olan karşılıklı bir etkileşim de söz konusu olmalıdır. Bu boyut özellikle evli ve evliliği biraz yaş almış çiftler için son derece önemlidir. Çünkü flört aşamasında bu kriterler bir şekilde iç güdüsel olarak zaten karşılanmaktadır. Yani trafik kuralarına herkes uyar ve herkes birbirine oldukça saygılıdır. Bu nedenle trafik akıcı ve bir o kadar da güvenlidir. Flört döneminde çoğunlukla erkek avcı pozisyonda olmaktan, kadın ise kovalanmaktan keyif alır. Herkes rolünün gereğini fazlasıyla yapar. Dolayısı ile cinsel çekim de güçlüdür. Sonra işin içine resmiyet girince bir şeyler ufaktan eksilmeye başlar. Evliliklerde şehveti korumak başlı başına üzerinde çalışılması gereken bir konudur. “Seks için çiftler enerji biriktirmeli” derim ben hep. Bunu da şöyle aktarırım danışanlarıma. Bir cep telefonu düşünün; şarjı %1’e 2’ye düşmüş olsun. Ne zaman ki telefonda oyun oynamak istiyorsunuz ama şarjınız yetmiyor ve oyun her seferinde yarım kalıyor. Bu durumda cep telefonunuzda kusur aramazsınız değil mi? Onu tamir için bir servise de götürmezsiniz. Bilirsiniz ki sadece şarjı yok; yapılması gereken telefonu bir enerji kaynağına bağlamaktır. İlişkilerde de böyledir. Belki de sadece cinsel libidinal enerjiniz zayıflamıştır ve seks oyunu için yeterli olmamaktadır. İşte bu durumda kusuru cinsel organlarda ve özellikle de peniste aramak büyük hatadır. Bunu çoğu kez iki taraf da yapar. Şarjı biten telefonu servise götürmek gibi penisinizi üroloji uzmanına götürmenizin de bir anlamı yoktur. Oysa kadın erkeğin, erkek de kadının libinal enerjisine yatırım yaparak karşılıklı enerji üretmesi gerekir. Gün boyu, hafta boyu enerji üretirseniz ve bu enerji belli bir seviyeye ulaşır. Gelir bunu yatakta rahat rahat kullanırsınız ve oyununuz da hiçbir zaman yarım kalmaz. Olay bundan ibarettir. Eğer cinsel sorununuz ilişkisel boyuttan köken alıyorsa bunun en doğru çözüm yolu profesyonel bir danışmanlık hizmeti almaktır. Cinsel terapi teknikleri ile bütünleştirilmiş evlilik terapisi seansları zamanın yıprattığı evliliklere yeniden canlanma fırsatı sağlar. Şu da akıldan çıkarılmamalıdır. İlişkisel boyut cinsel sorunların ana kaynağı olabildiği gibi, cinsel sorunların kendisi de ilişkisel sorunların ana sebeplerinden birisi olabilir. Evlilik çatışmaları devam ederken, cinsel sorunlar sonuç mudur yoksa sebep midir? Sorunlar çoğu kez iç içe geçer ve deneyimli bir terapist için bile sebep sonuç ilişkisini bir çırpıda ortaya koymak oldukça zor olabilir. Özetle hiçbirimiz robot değiliz. İlişkilerimizde karşıdan aldığımız elektrik bizi o kişiye karşı daha fazla erkek ya da kadınsı hissetmemenize neden olur. Seks kadın erkek iki kişi yapıldığına göre karşı cinsi ve onunla olan ilişkisel ağı görmezden gelmek doğru olmaz. Suçu organlarda aramak yerine ilişkilerimize yatırım yapmak çok daha akıllıca bir hareket olur.

4- ÇEVRESEL BOYUT: Kontrolümüzdeki veya dışımızdaki faktörlerin cinsel hayatımıza yansımasıdır. Bu etmenler anlık bir iş stresinden, uzun süreli işsizlik gibi kalıcı sorunlara kadar geniş bir yelpazede olabilir. Çevresel boyut; ev içi/dışı veya kısa/uzun vadeli olarak ikiye ayrılır. Ülkenin ekonomik durumu gibi bazı faktörler tamamen dışımızda gelişirken, ev içindeki huzursuzluklar gibi bazı durumlara müdahale etmek ve şartları iyileştirmek elimizdedir. Tıpkı trafikteki yol koşulları gibi; her şeyi öngöremesek de dikkatli davranarak etkileri minimize edebiliriz.

Örneğin;Yatak odasının ses izolasyonu zayıfsa; kapı ve duvarlar için fiziksel önlemler alınabilir.Çocukların yatak odasına giriş çıkışlarına bir düzen ya da yasak getirmek getirilebilir.Yatak odası seks için daha cazip bir ambiyansa sokulabilir.

Alacağınız bu gibi basit önlemler iş ve sosyal hayatınızda olumsuzluklar yaşasanız bile yatak odasına geçip kapıyı kapattığınızda başka bir zaman boyutuna geçmek gibi sizi gündelik sorunlarınızdan izole edecektir. Dolayısı bu önlemler çevresel boyutların etkisini çok daha az hissetmemize yardımcı olabilir. Seks yaptığınız sürece ruhsal açıdan çok daha dingin olursunuz bu da sizin sosyal veya iş hayatınızdaki sorunlarınızı daha hızlı atlatmanıza da katkıda bulunacaktır.

İşte cinsel performansınız tamamen bu 4 boyut üzerinden şekillenir ve her birisi diğerini olumlu ya da olumsuz etkiler. Tüm resmi anlamak için biraz geriden bakmak gerekir. Aslında her şey hikayeyi keşfetmek isteyenler için ayrıntılarda gizlidir. Farkında olduğunuz zaman artık çözüm için de hazırsınız demektir. Unutmayın hayatta insanın kendine inşa ettiği duvarlardan daha sağlamı ve daha yükseği yoktur. Farkındalık duvarlarınızı yıkar ve sizi özgürleştirir.

Toplumsal ve Birey olarak yaşadığımız cinsellik sorunları ve çözüm önerileri:

  • Çocuklukta Cinsel Eğitim
  • Ergenlikte Cinsel Eğitim
  • Evlilik Hazırlığında Çiftlere Yönelik Cinsel Eğitim
  • Evli Çiftlere Yönelik Cinsel Eğitim
  • Çiftler Arasında Cinsellik Eğitimi
  • Toplumsal Baskıların Cinsellik Üzerine Etkileri
  • Bakirelik (Kızlık Zarı) Problemleri ve Çözüm Aşamaları Eğitimi
  • Erken Boşalma Tanı ve Tedavisi
  • Sertleşme (Ereksiyon) ve Cinsel İktidarsızlık Tanı ve Tedavisi
  • Vajinismus Tanı ve Tedavisi
  • Cinsel İsteksizlik Sorunları
  • Prostat Sağlığı Programı
  • Penis Boyu Eğriliği Tanı ve Tedavisi
  • Penis ve Vajina Estetiği İşlemleri
  • Andropoz ve Menopoz Hastalıkları Tedavisi
  • Tüm Cinsel Fonksiyon Problemlerinin Teşhis ve Tedavisi

Kadınlar için cinsel sorunlar:

Kadınlar regl döneminde seks yapabilir mi?

Teknik olarak yapılmasında bir sakınca yok. Fiziksel olaraksa şöyle durumlar var: Akıntı hali devam edeceği için partnerin bu durumdan rahatsızlığı ve motivasyonun sağlanmaması söz konusu. Bunun da dışında, kadınlar regl dönemlerinde vajinal enfeksiyona açık hale gelirler. Bu yüzden temizlik ve korunma çabası, daha üst seviyede tutulmalıdır.

Kadınlar orgazm sonrası neden erkekler gibi boşalmaz?

Her kadının boşalma ve orgazm reaksiyonu farklıdır. O porno filmlerde görmüş olduğunuz kadınların boşalması gibi bir şey genellikle söz konusu olmaz; ki oyuncuların çoğu zaman idrarını dışarı aktarması insanları boşalma konusunda yanıltmıştır. Kadınlar uzun uyarılmalardan sonra gerginleşme ve kasılma haline geçerler. Cinsel birleşme sırasında yaşadıkları gevşeme ve rahatlama, vajina çevresinde bulunan bezlerin bir takım salgı üretmesine sebep olur. Bu her kadında aynı şekilde gerçekleşmez. Kimisi ağlar, kimisi bağırır, kimisi titrer ama sonuç olarak erkeklerde olduğu gibi şiddetli bir meni salgılanması söz konusu değildir.

Kadınlar için penisin boyu mu, işlevi mi önemlidir?

Yıllardır tartışılan ve sonucu asla bulunamayan bir konu da bu. Yapılan araştırmalara göre, kadınların yüzde 21’i ilişki sırasında penis boyunun, yüzde 32’si penis kalınlığının, yüzde 1’i ise hem boy hem de kalınlığının önemli olduğunu belirtmiş. Aslına bakarsanız bunun da bir standartı yok. Çok daha önemlisi, kadının yeterli şekilde uyarılıp uyarılmaması. Yani erkeklerin penis boylarına güvenerek girdiği her cinsel ilişkinin başarılı olma garantisi yok.

İlk cinsel ilişkide kan gelmemesi kadının bakire olmadığını mı gösterir?

Kızlık zarı vajina girişinden 1,5 cm içeride doğuştan delik olan esnek bir yapıdır ve ilk cinsel ilişkide kızlık zarında hafif bir açılma olur. Aslında kanama olmaması normalde beklenen bir durumdur. Normal şartlar altında, normal bir kızlık zarı, ister ilk gece olsun isterse yüzüncü gece, kanamaz, delinmez, patlamaz ya da yırtılmaz. Kadın rahat ve kendini kasmazsa, sulanması olmuşsa, penis girişini hissetmez. Kızlık zarının açılması denilen olgu giyilen ince çorabın bir yere takılıp kaçması gibidir. Ayrıca penisin vajinaya girmesiyle ilk açılma sırasında kızlık zarından gelen kan, parmağın kanaması gibi değildir, belli belirsiz bir sıvıdır. Bu da kadın rahatsa, kendini kasmazsa, sulanması tam olmuşsa fark edilmez bile…”

Kadınlardaki G noktası tam olarak nerede bulunur?

1940’larda Alman jinekolog tarafından adı konulan G noktasının, kadının en erojen bölgelerinden biri olduğu söylenmektedir. G noktasının vajina duvarında, yaklaşık 5 cm derinlikte bulunan bir alandır. Bu bölgenin, kadının orgazma ulaşmasını kolaylaştırdığı söylenmektedir. Erkeklerde ise kadınlardaki G noktasına karşılık gelen bölgenin testislerle anüs arasında bulunduğu söylenmektedir.

Korunmasız ilişki sonrası ertesi gün hapı kullanmak ne kadar işe yarar?

Bir kere hepsinden önce şunu söylemeliyiz: Ertesi gün hapı bir doğum kontrol yöntemi değil, acil durum ilacıdır. Hayatta bazen kontrollü olunamayan durumlar oluşur, bilirsiniz. Ertesi gün hapları, cinsel ilişkiden sonraki 72 saat içerisinde alındığı taktirde gebelik ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ancak, ertesi gün haplarını alışkanlık haline getirmek, kadınlarda ilerleyen dönemlerde büyük ölçüde sağlık problemine yol açar. Yani bu haplara güvenerek sürekli kontrol sağlama fikrini aklınızdan çıkartın.

Kadınlar kendilerine oral seks yapılmasından hoşlanır mı?

Elbette hoşlanır ama bu da kanun hükmünde kararname değildir. Her kişinin kendi tarzı ve uyarılma alanları vardır, dolayısıyla bunda da bir standarttan bahsedemeyiz. Uzmanlar, çiftler için oral seksin bir tabu olmaması gerektiğini, hatta heyecan verici bir eylem olduğunu da söylüyorlar.

Hamilelikte seks yapılabilir mi?

Yapılabilir hatta kadının odaklandığı annelik olgusu sebebiyle kaybetmeye yüz tuttuğu öz güvenini tazeler. Yapılmadığı durumlar da vardır ve bunu asla göz ardı etmemek gerekir. Gebeliğin son üç ayı içinde bulunmak, erken doğum tehlikesi içinde bulunmak, düşük yapma riski, rahim ağzı yetmezliği ve çoklu gebelik, hamileyken seks yapılmaması gereken durumlar olarak belirtiliyor. En güzeli, bu konuyu bir de doktora danışmak.

Her kadın mastürbasyon yapar mı?

Yapmayabilir. Cinsellik algısı, her kadın için farklıdır. Uzun süre cinsel ilişkiye girmemenin yoksunluğunu çekmeyen kadınlar olduğu gibi, mastürbasyona hayatında yer vermeyen kadınlar da vardır. Ancak uzmanlara göre mastürbasyon, kadınlar için oldukça sağlıklı ve kişisel keşif eylemidir.

Kadınlar her mastürbasyon yaptığında boşalır mı ya da orgazm olur mu?

Boşalma bedensel bir rahatlamayken orgazm ise bu bedensel rahatlamaya ruhun eşlik ettiği çok yüksek haz veren bir durum… Kadın eğer fantezi kuruyorsa ve bedeninden almış olduğu uyarıları fantezileri ile birleştirebiliyorsa, doğru ve ritmik klitoris uyarılarında bulunuyorsa çok rahat bir şekilde her mastürbasyonda boşalabiliyor. Ama mastürbasyonda orgazm olmak şart değil… Burada önemli olan, bedenin keşfi ve bedenin belli bir noktaya geldikten sonra rahatlaması… Bu nedenle, her mastürbasyon boşalmayla bitebiliyor ama orgazmla bitmek zorunda değil…”

Vajina sabunla, köpükle temizlenmeli midir?

Cevabı çok net, hayır! O sevdiğimiz kokulu duş jelleri ya da sabunlarla vajinayı temizlemek, içerde bulunan vulva derisini tahriş edecek ve vajinanın doğal florasını bozacaktır. Mümkün olduğunca kimyasal içermeyen doğal ürünlerle ve sadece suyla vajinayı temizlemek, iç çamaşırı olarak da sentetik yerine pamuklu giysiler seçmek en sağlıklı olanı.

Kadınlarda cinsel isteksizlik neden olur?

Bunun birçok sebebi olabilir. Birincisi toplum baskısı, ayıplanma gibi korkular. Bir diğeri insanların cinsellikle ilgili yaptığı “acıyacak” gibi dayanaksız yorumlar. Bunun dışında partner ile olan uyumsuzluk da aslında en çok göz ardı edilen sebeplerden biri. Doğal hayat içerisindeki depresyon da nedenlerden bir tanesi. Bir de doğum sonrası annelik duygusu ve eşe odaklanamamak da en sık görülen sebeplerden. Fakat hiçbirinden korkmaya gerek yok, hepsi de uzman desteği ile çözülebilen şeyler.

Seks için mükemmel bir vücut şart mıdır? Fazla kilolar yüzünden seksten soğumak ne kadar mantıklıdır?

Hiç mantıklı değildir. Cinsellik, her şeyden önce bir elektrik meselesi. Siz sadece kendi sağlığınız ve kendi beğenileriniz için vücudunuzla ilgili değişimlere izin verebilirsiniz unutmayın. Dünyada birbirleriyle uyumlu ve çok sağlıklı cinsellik yaşayan bu tür çiftler var. Vücudunuz, asla sizi cinsellikten soğutmasın.

Hamile kalmak için en uygun ya da en riskli dönem nasıl hesaplanır?

Takvim yöntemi denen bu uygulamayı hemen anlatalım. Ancak bu metodun çok güvenli olduğunu da söylememek lazım:

Bir adetin ilk günü ile sonraki adetin ilk günü arasındaki süre kadının adet döngüsüdür -çoğu kadında bu süre 28 gündür-. Bu süre hesaplandıktan sonra bulunan rakamdan 14 gün çıkarılır ve bu şekilde ortaya çıkan rakam bize adetin birinci gününden itibaren hesaplanmak koşuluyla yumurtlamanın olacağı tarihi verir. Örnek olarak adet döngüsü 31 gün olan bir kadında 31-14=17 bulunduğunda, kadının yumurtlama günü adetin ilk gününden başlanarak saymak üzere 17. gündür. Bu tarihten 5 gün öncesi ve 2 gün sonrası kadının gebe kalmaya en elverişli olduğu günler olarak kabul edilir. Bu günler içinde ya ilişkiden kaçınmak ya da tam koruyucu olmasa da prezervatif gibi gebeliği önleyecek bir yöntem kullanmak gerekir.

Cinsel ilişki sırasında vajinadan çıkan sesin sebebi nedir?

İlişki sırasında vajinanın genişleyip daralması, içeriye hava dolmasına neden olur. Biriken bu hava, birliktelik sonrasında sesli bir şekilde tahliye edilir. Bu durum, tamamen fiziksel bir hava sirkülasyonudur ve sanılanın aksine oldukça yaygındır. Endişelenmenize gerek yok; pek çok kişi bu doğal durumu deneyimliyor.

Erkekler için cinsel sorunlar:

Cinsel ilişki sırasında penis kırılır mı?

Evet kırılır, hatta sadece cinsel ilişki değil mastürbasyon sırasında bile kırılır. Prof. Dr. Halim Hattat konuyla ilgili şöyle diyor:

“Özellikle zorlamalı cinsel ilişki, anal ilişkiler, değişik cinsel pozisyonların denenmesi, mastürbasyonda kontrolsüz manipülasyonlar sırasında penisin ereksiyon halindeyken bükülerek bu kılıfın yırtılmasıyla oluşur. Ereksiyonu sağlayan kavernöz dokuların içini doldurmuş olan kan, kılıfın yırtılmasıyla cilt altına doğru hızla yayılarak penisin morarmasına ve deformiteye/şekil bozukluğuna yol açar. Penis kırılmasının tedavisinde dünyada genellikle kabul edilen görüş, en kısa sürede acil ameliyat ve yırtılan dokunun onarımıdır.”

Erken boşalmanın en önemli sebebi nedir?

Bu durumun bir değil birden fazla sebebi var. Bir kısmı ömür boyu süren nörolojik sisteme bağlı, öz güven eksikliği ile alakalı ve psikoseksüel beceri eksikliğinden kaynaklı. Bir kısmı da ilaç yan etkileri, stres, yaralanma gibi sonradan kazanılan durumlar. Elbette alkol kullanımı da erken boşalmanın en net sebeplerinden biri.

Erken boşalma tedavi ile geçer mi?

Geçer geçer korkmayın… Cinsel terapistlere düzenli gidildiği takdirde erken boşalma %100 tedavi ediliyor. Terapiste gidecek durumu olmayanlar için birtakım egzersizler var, evde bunları da uygulayabilirsiniz. Bu egzersizleri size başka bir içerikte detaylıca anlatacağız.

Sık mastürbasyon yapmanın bir zararı var mıdır?

Fiziksel değil ama psikolojik olarak zararlar oluşabilir. Bir kere sık mastürbasyon, konsantrasyon ve odaklanma problemlerine yol açabilir. Bunun dışında mastürbasyon sırasında hayal edilen şeylerle gerçek hayatta karşılaşmamak, psikolojik çöküntüye de sebep olabilir. Sosyal hayatı etkileyecek boyutta yapılan mastürbasyon sıklığı da yine bu durumun en can sıkıcı sonuçlarından biridir.

Penis büyütme yöntemleri var mı?

Var ama gergedan boynuzu bunlardan biri değil. Uzmanlar, cerrahi yöntem ile hastanın penis enine ve boyuna müdahale edebiliyorlar. Bu da günümüzde vücuttaki bazı bölgelerden alınan yağın, penise enjekte edilmesiyle sağlanıyor. Daha da uzun bir penis isteniyorsa bu defa leğen kemiğinin hemen altında bulunan ve penisin bağlı olduğu asıcı bağ bir miktar kesiliyor. Yani bütün yöntemler cerrahi anlayacağınız.

Kadınların orgazm taklidi yaptığı nasıl anlaşılır?

Kadınlar her zaman orgazm olmayabilirler, bu çok doğal bir durum. Bunu anlamanın da net bir yolu yok ancak ilişki sırasında yaşanan ahenkle senkronize olmayan sesler ve hareketler, genellikle orgazm taklidinin en belirgin özelliklerinden bir tanesi.

Sabah ereksiyonu tam olarak nedir?

Bu bir rahatsızlık değil, tam tersine oldukça sağlıklı bir durum en baştan söyleyelim. Gece boyunca biriken idrar, idrar torbasının dolmasına sebep olur. İdrar yolu doldukça penis tıkalı hale gelir ve sertleşmeye sebep olur. İdrar torbasının yaşadığı doluluk sebebiyle kişiye verdiği rahatsızlık, insanı en derin uykudan bile uyandırır. Hele ki yüz üstü yatıyorsanız!

Erkeklerde genital bölge temizliği nasıl olmalıdır?

Bir kere aşırı kimyasal ürünlerden kaçınıp daha doğal ürünler kullanılmalı. Genital bölge önden arkaya doğru yıkanmalı ve asla nemli bırakılmamalı, hatta mümkünse fön makinesi ile kurutulmalıdır. Çünkü nem, bakterilerin üremesine sebep olur. Ayrıca bölgede bulunan kılların da periyodik olarak temizlenmesi gerekmektedir.

Erkekler neden gece rüyalarında boşalır?

Daha çok “Islak rüya görmek” olarak bildiğimiz bu durumu hemen hemen çoğu erkek yaşıyor. Uykuda görülen erotik türde rüyalar beyni aşırı aktif hale getirdiği için meni boşalması gerçekleşir. Bu da sağlıklı ve gayet olması gereken bir durumdur. Ancak erkekler, boşalmalarına sebep olan rüyaları genelde hatırlamazlar.

Çok sık porno izlemek bağımlılık yaratır mı?

Bir şeyi gereğinden fazla yapmak elbette bir bağımlılık göstergesidir. Porno filmlerde her seferinde farklı insanlarla farklı deneyimler yaşandığını görmek, araştırmalara göre izleyicinin en önemli tercih sebeplerinden bir tanesi. Keyif alındığı için dopamin hormonu salgılanması da tetikleniyor ve bu keyif hali, sürekli tekrarlanmaya çalışılıyor. İşin kötüsü şu ki, gerçek hayat pornolardan farklı. Kişiyi bekleyen en büyük tehlike belki de bu.

Haftada kaç kere seks yapmak normaldir?

Uzmanlar nicelik değil nitelikten yana. Kaliteli bir cinsel ilişki, her iki tarafı da tatmin ediyorsa haftada bir olsa da olur deniliyor.

Üst üste 3 kere boşalmak normal mi?

Normal ama boşalmamak da normal. Erkeklerin bu anlamda skora takılmaması lazım çünkü kadınlar genellikle seksten aldığı keyife bakıyorlar, sayısına değil. Hatta uzmanlara göre “Gecede 4 kere boşalabiliyorum” diyenler yalan söylüyor, siz de söyleyebilirsiniz. Bir tane olsun, sizin olsun. Fazlasına zorlamamak lazım.

Regl olan bir kadınla seks yapmak tehlikeli midir?

Aslında erkekler bu konuda kadınlardan daha az risk altında. Çünkü bu dönemlerde vajinal yollar, enfeksiyona açık hale gelirler. Elbette erkeklerin de çeşitli enfeksiyonları kapmak gibi bir riski var.

Prezervatif kullanmak hissi azaltır mı?

Yapılan araştırmalara göre prezervatif kullanımının, genel inanışa göre büyük ölçüde hissizlik yaratmadığını gösteriyor. Günümüzde lateks olarak üretilen prezervatiflerin yapısı çok daha ince. Üstelik korunma sağladığı için erkeklerde boşalmayı geciktirdiği de gözlenmiş. Kafası bu konuya çok takılanlar için uzmanlar, prezervatifin içine ve dışına su bazlı kayganlaştıcı kullanmanın da uygun olduğunu söylüyorlar.

Gerdek gecesi yapılması gerekenler:

Çiftlerin yuva kurduklarında en çok sıkıntı yaşadığı ve stres yaptıkları durumlardan birisi de gerdek gecesinde ne yapacağım korkusudur. Cinsel ilişki üreme ihtiyacının aksine kişide farklı hislerin ve güdülerin sonucunda da ortaya çıkabilir. Eğer gerdek gecesi yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi değilseniz sizin için hazırladığımız gerdek gecesi yapılması gerekenler başlıklı içeriğimize göz atabilirsiniz.

Düğün telaşı evlilik hazırlıkları eviydi eşyasıydı derken sıra geldi gerdek gecesi stresine. Genellikle çiftelerin yüzde 90’nında ilk gece stresi baş gösterebiliyor. Stresin sonucu olarak çiftlerde ilişkiye girememe sorunu ortaya çıkabiliyor.

Bu tip sorunlarla karşı karşıya kalmamak için sizler için hazırlamış olduğumuz gerdek gecesi yapılması gerekenleri muhakkak okumanızı tavsiye ediyoruz.

Gerdek gecesi ne yapacağım stresine girmenize artık gerek yok. Size vereceğimiz ufak ip uçlarından sonra bir nebze rahatlayacak, gerdek gecesi ne yapacağım telaşına düşmeyeceksiniz. Gerdek gecesinde ne yapacağım korkusunu atmak için ilk olarak gevşemeniz ve rahatlamanız gerekir. Eve geldiğinizde rahatlamak için ilk olarak sıcak bir duş alıp gevşemenizi sağlayın. Kendi iç güdülerinizi kullanarak, gerdek gecesini törensel bir niteliğe büründürmeden birbirinize teslim olabilirsiniz.

Abartılı söylemleri unutun,

Genellikle gerdek gecesi korkusu kızlarda daha fazla oluyor. Bunun en önemli nedeni de kulaktan dolma bilgiler ve bunların çok fazla abartılması. Siz siz olun bu söylemlere kulak asmayın. Bunu yaptığınız taktirde elinize ilk gecenizi kabus gibi hatırlamanın dışında bir durum geçmeyecek.

Kızlık zarı sorunu:

Kızlık zarı esnek bir yapıdadır. Bu nedenle kızlık zarının ilk gece yırtılmaması durumu gerçekleşebilir. Bu nedenle eğer ilk gece kızlık zarınızda yırtılma dolayısıyla da kanama meydana gelmediyse paniğe kapılmayın. Bu durum ilerleyen zamanlarda meydana gelecektir. Burada en önemlisi çiftlerin birbirlerine hoşgörülü olmaları ve dürüst davranmalarıdır.

İlk gece olacak diye bir şey yok:

Düğün stres ve yorgunluk keyfinizi kaçırabilir ve stresli olmanıza neden olabilir. Stresli ve yorgun hissediyorsanız ilk gece eşinize sarılıp uyumayı da tercih edebilirsiniz. Hem bu durumda ilk gece stresini de yaşamamış olursunuz.

Gerdek gecesi nasıl ortaya çıkmıştır?

Gerdek gecesi eski zamanlarda törensel bir nitelik taşımaktaydı. Erkeğin sadıcı, gerdek gecesinde ne yapılması gerektiğini damada anlatır, ona göre cinsel birliktelik yaşanırdı. Ancak artık internet ortamının gelişmesiyle her bilgiye erişim imkanı sağlandı. ve insanlar artık bu tip şeyleri internet ortamından bakıp öğrenebiliyorlar.

Korunma yöntemi planlanmalıdır:

Gerdek gecesinde ilişkiye girmeden önce doğum kontrol yöntemleri muhakkak araştırılmalı, çiftin nasıl korunacağına karar vermesi gerekir. Eğer ki prezervatif kullanılmak istenmiyorsa ve başka bir şekilde korunmak isteniyorsa uzman bir hekime danışıp yardım alınmalıdır.

Gerdek gecesinde yapılması gereken en önemli hususlardan bir tanesi ön sevişmeyi uzun tutmaktır. Kadınının gerginliğini almak için öpüp okşayarak vajinal ıslaklığının oluşmasını sağlamalısınız. Böylelikle cinsel birliktelik daha kolay gerçekleşecektir.

Baş başa kalın.

Gerdek gecesi yapılması gereken en önemli durumlardan biriside baş başa kalmaktır. Cinsel birliktelik yaşayacağınız ortamın sessiz sakin olmasına önem göstermelisiniz.

İç çamaşırı seçimi:

Gerdek gecesi iç çamaşırı seçimine de özen göstermeniz gerekir. gelinliğin altına beyaz renkte dantelli jartiyer tercih edebilirsiniz.

Çekingen davranmayın.

Çekingen ve utangaç bir yapınız varsa evlendiğiniz ilk gece ona farklı bir yanınızı gösterin. Unutmayın! Siz ne kadar özen ve istediğinizi gösterirseniz o, size daha çok saygı duyacaktır.

Gerdek gecesi hangi seks pozisyonları tercih edilmeli? Gerdek gecesi seks pozisyonlarına özellikle dikkat etmenizde fayda var. Gerdek gecesi yapılması gereken en önemli şeylerden birisi de seks pozisyonlarını önceden kafanızda belirlemektir. Bunları belirlerseniz cinsel birliktelik daha kolay olacaktır.

Bacak omuzda pozisyonu:

Gerdek gecesi bacak omuzda pozisyonu özellikle kadının zevk almasını zorlaştıran pozisyonlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle ilk cinsel birliktelikte bacak omuzda pozisyonu tercih edilmez.

Erkek üstte kadın altta

Bu pozisyon gerdek gecesi tesviye edilen seks pozisyonları arasında yer almaktadır. Burada kontrol erkekte olduğu için erkeğin tutumu oldukça önemlidir. Nazik ve yavaş hareketler birlikteliği kolaylaştıracaktır.

Kadın üstte erkek altta

Bu pozisyonda gerdek gecesi oldukça tavsiye edilir. burada kadın üstte olmasına rağmen kontrolü erkeklerde sağlayabilir. Hem erkek hem kadın bu pozisyonda aynı anda kontrolü sağlayabilir. Kadının orgazma rahatlıkla ulaşabilmesi açısından bu pozisyon oldukça önemlidir.

Cenin pozisyonu

İnsanın en masum, en saf hallerinden birisi olan anne karnındaki cenin pozisyonu, ilk sex için de en iyi pozisyonlardan birisidir. Penis boyu yeterli bir erkek/14 santimetre ve üzeri cenin pozisyonunda rahatça sevişebilir. Yeter ki birazcık aşağı inip birleşme için doğru açıyı ayarlayabilsin.

Kadınların sormaya ve cevaplamaya utandığı sorular neler?

Cinsellik olduğunda kültürümüz ve yetiştirilişimiz sebebi ile çok da rahat değiliz.

Orgazm oluyor muyum?

Yapılan araştırmalar kadınların çoğunun gerçek orgazma ulaşamadıklarını gösteriyor. Etraflarındaki kadınlardan harika orgazm hikayeleri duydukça bu konuda “Acaba benim az önce hissettiğim orgazm mıydı?” demeden duramıyorlar. Uzmanlar orgazmın genç yaşlarda çok fazla hissedilemeyebileceğini, orta yaşa doğru ve cinsel tecrübenin artması ile çok daha keyifli orgazmlar yaşanabileceğini belirtiyor.

Sinir yapısı açısından oldukça zengin olan klitoris orgazm olmak için uyarılması gereken bir bölge. Kadınların büyük bir çoğunluğu cinsel ilişki sırasında orgazm olmamakta.Orgazm olma şekli ve süresi de kadından kadına değişiklik gösteren bir durum.

Cinsel ilişki sonrasında canımın acımasının sebebi nedir?

Cinsel ilişki sırasında sıvı salgılaması sonucunda kayganlaşan vajina cinsel ilişkiyi kolaylaştıran bir yapıya sahip. Ancak bazı durumlarda vajina içerisindeki sıvıda azalma meydana gelebiliyor bu da penisin vajina içerisine girdiği sırada kuruluk olduğundan vajina duvarlarında acıya sebep olabiliyor.

Vajinal sıvıda azalmanın sebebini öğrenmek için mutlaka doktora danışmanızı öneriyoruz.

Arka arkaya orgazm olabilir miyim?

Kadınların erkeklere nazaran orgazm olması ve gerçek hazza ulaşması çok daha meşakkatli bir iş ancak sevindirici haber kadınların orgazmı arka arkaya yaşama şansları var. Yani bir kadın arka arkaya bir kaç defa orgazm olabilir.

Vajinal duş gebelikten korur mu?

Yaygın olarak kullanılan doğum kontrol yöntemlerinden biri de vajinal duş. Oldukça ilkel bir yöntem olarak bilinse de yaygınlığını koruyor. İlişki sırasında içeri giden spermi su ile temizlemek ne yazık ki etkili olamayabiliyor. Zira rahime doğru ulaşan spermlerin ne kadarının temizlendiğini bilmek imkansız. En doğru doğum kontrol yöntemi bir uzmanın önereceği modern doğum kontrol yöntemidir.

Regl döneminde cinsel ilişkiye girebilir miyim?

Bu konuda uzmanlar da ikiye ayrılmış durumda. Regl döneminde enfeksiyonlara normalden daha fazla açık olan vajinada temizliğe dikkat edilmesi önemli. Bunun yanında regl döneminde ilişkiye girmek partneri de olumsuz etkileyebileceği düşüncesi bazı kadınları bu konuda çekimser bırakmakta.

Vajinamı nasıl temizlemeliyim?

Vajina temizliğinde kullanılmak üzere üretilmiş farklı bir çok ürün bulunmakta. Vajina temizliğini klasik sabun veya duş jelleri ile yapmamamız gerektiği konusunda uzmanlar ısrarla uyarıyor. Ancak bu temizliği sade su ile düzenli olarak yapmakta yanlış bir seçenek değil.

ERKEN BOŞALMA / SERTLEŞME TEDAVİ EDİLEBİLİR SORUNLARDIR!

Erken Boşalma ve Sertleşme sorunları kılcal damarlar ve testesteron hormonu ile beraber üretra bezinin düzensiz çalışması ile bağlantılıdır. Her 10 kişiden 7’si Erken boşalma ve Sertleşme sorunu yaşamaktadır.

Sertleşme probleminde alınacak tedbirleri hiçbir kan ve radyolojik tetkik yapmadan herkesin yapması gerekenler olarak sıralarsak şunları sayabiliriz; Penis corpuscavernosum denen penis içindeki cisimlere kan dolması ile sertleşmeyi gerçekleştirmektedir. Penise kan gitmesini engelleyen durumlar sertleşmeyi kötü yönde etkiler. Bu sebeple;

  • Sağlıklı beslenmek
  • Sigara içmemek
  • Alkol kullanmamak
  • Düzenli spor yapmak "Yürüyüş, egzersiz"
  • Kilolu olmamak "Vücut kitle indeksinin 23’ün altında olması"
  • Tuz, şeker ve undan uzak durmak veya az tüketmek olarak sayabiliriz.

Yukarıda saydıklarımız aslında her türlü hastalık için belirtilen önleyici tedbirlerdir.

  • Diabete bağlı Sertleşme ve Erken Boşalma
  • Prostat’a bağlı Sertleşme ve Erken Boşalma
  • Varikosel ameliyatı sonrası Sertleşme ve Erken Boşalma

TEDAVİSİ

4 Haftalık uygulamadır. Kılcal damarlar ve testesteron hormonu üzerinden tedavi sağlayarak, üretra bezinin düzenli çalışması sağlanır ve minimum 2 hafta içerisinde etkisini gösterip, 4. Hafta sonunda ise tedavi süreciniz bitmiş olur ve Sizlere anlık performans tedavisi değil uzun vadede kalıcı olarak tedavi sağlamaktadır. Kanın normal olarak penise giden damarlarını açması ile birlikte kanın verimli pompalanmasını sağlar ve herhangi bir yan etki yaratmadan tedavi süreciniz gerçekleştirir.

PENİS BOYU HAKKINDAKİ MERAK EDİLENLER.

1) Penis boyu maximum kaç cm büyüyebilir ve kaç cm kalınlaşır?
Cevap : Penis boyu bir insan bünyesinde 5 CM Büyüme ve 1 CM kalınlasma yapmaktadır.
2) Bunun için hangi yöntemler kullanılmalıdır?
Cevap : Bunun için belirli JEL VEYA KREM kullanılmalı ve sağlık bakanlığı onaylı olmalıdır.
3) Peki sizin tavsiye ettiğiniz ürün var mı?
Cevap : 2.5 senedir gönderim sağlattığım JELİ gönderiyoruz.
4) Sağlık bakanlıgı onaylı mıdır, yan etkisi var mıdır?
Cevap : Sağlık bakanlığı onaylıdır, yan etkisi yoktur çünkü bitkisel bir jeldir.
5) Sizce ortalama penis boyu ne kadardır?
Cevap : Tıbbi olarak sağlık bakanlıgı 18 cm olarak belirlemiştir.

ERKEN BOŞALMA SORUNUM VAR TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ ?

Erken boşalma 40 yaşın altındaki erkeklerde en sık görülen cinsel problem! Bu sorun sadece erkeklerin problemi de değil! Geçtiğimiz yıl Avrupa Cinsel Sağlık Birliği bünyesinde İspanya, İtalya, Almanya, Portekiz, Avusturya, İngiltere, Fransa, Finlandiya, İsveç’in de içinde bulunduğu uluslararası bir araştırma ile erken boşalmanın çiftleri nasıl etkilediğini inceledik. Buna göre erken boşalma yaşayan 3 erkekten birinin depresyonda olduğunu, 10 kadından dördünün de eşinin erken boşalması nedeniyle cinsellikten zevk alamadığını net olarak araştırma sonuçları ortaya koymuştur. Yani erken boşalma partnerleri de en az hastalar kadar etkiliyor, çiftleri ve bireyleri cinsellikten uzaklaştırıyor.

İktidarsızlık (Ereksiyon bozukluğu) penisin doyurucu bir cinsel birleşme için yeterli sertliğe ve dikliğe ulaşamaması ya da ulaştıktan sonra bu durumunu devam ettirememesidir. Bu fonksiyonel bozukluk tekrarlayan ve uzun süre devam eden bir karakterdedir.

ERKEN BOŞALMA

Erken boşalma erkeklerde cinsel tatmini azaltır. Bu durum ilişki sıklığının azalmasına yol açabilir. Ayrıca özgüvende azalma, partneriyle olan ilişkilerinde bozulma, stres, utanma duygusu ve depresyon gibi olumsuz etkileri de olabilir. Erken boşalma sorunu devam ettikçe cinsel ilişki ile partnerin tatmini de azalır. Bu olumsuz sonuçlara rağmen erken boşalma olan erkeklerin küçük bir kısmı tedavi arayışına girer. Bunun da sebebi; utanma duygusu ve tedavisinin olmadığı düşüncesidir.

Erkek cinsel sağlığı problemleri içinde sık görülen erken boşalmanın tıp dilinde karşılığı ‘prematür ejakülasyon’dur. Erken boşalma; cinsel ilişki esnasında boşalmanın geciktirilememesidir ve aşağıdaki durumlarla karakterizedir;

1) Boşalma her zaman ya da neredeyse her zaman cinsel birleşmeden önce, cinsel birleşme anında , 10 dakika içinde ya da 10 dakika altında olur. 2) Tüm ya da neredeyse tüm cinsel birleşmelerde boşalmayı geciktirme kabiliyeti yoktur. 3) Stres, moral bozukluğu, sıkıntı ve cinsel ilişkiden kaçınma gibi negatif kişisel sonuçları vardır.

Erken boşalmanın 2 ayrı tipi vardır: Hayat boyu var olan ve sonradan ortaya çıkan

Cinsel İsteksizlik Nedir?

Cinsel isteksizlik kişinin cinsel ilişkiye girme duyumunda ya da cinsel ilişkiye girme isteğinde azalma olması tablosudur. Halk arasında ‘’cinsel soğukluk’’ olarak da adlandırılan cinsel isteksizlik yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen kadın ve erkekte cinsel herhangi bir isteğin duyulmaması anlamına gelir. Cinsel isteksizlik cinsel etkinlik isteğinin azalması ya da hiç olmaması şeklinde tanımlanabilir.

Cinsel İsteksizlik Belirtileri

Temel belirti cinsel isteğin olmamasıdır. Bunun sonucu olarak cinsel ilişki sıklığında azalma yaşanmaktadır. Diğer taraftan depresif duyguların gelişmesi, yorgunluk, halsizlik gibi belirtiler de izlenebilir.

-Bu sorunu çözmek isterseniz size vereceğimiz ilaçlar ve tedavi programı ile;4 hafta (28) gün Kullanım talimatına göre tüketimini sağlar aksatmassanız sorununuzu kalıcı olarak ortadan kaldıracağızdır

Bel ağrısı, Bel Fıtığı ve Cinsellik

Cinsellik; sağlıklı erkek ve kadınlar için çok önemli bir fonksiyondur. Cinselliğin stresi azaltıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici, depresyonu azaltıcı, kilo verdirici, prostat kanseri riskini azaltıcı, uyku kalitesini artırıcı etkileri vardır.

Bel Ağrısı Cinsel Arzuyu Etkiler mi?

Bel ağrısı cinsel isteği etkileyebilir. Bu ağrının şiddetine bağlı olarak değişebilir. Erkekte ereksiyon sorununa kadında ise vajinal bölgede kuruluğa sebebi olabilir. Bel ağrısına sebep olan birçok hastalık omurga esnekliğini olumsuz etkilediği için cinselliği de olumsuz etkiler. Ancak hafif bel ağrısı cinsel arzuya engel değildir. Uygun pozisyonlar ve uygun şekilde ilişkiye girilebilir. Kronik ağrıların tümü cinsel dürtüleri olumsuz etkiler. Genellikle bu etki iki şekilde ortaya çıkar; ağrı bir taraftan hareketleri kısıtlayıp cinsel ilişkiyi güçleştirirken, cinsel ilişki ağrılara sebep olurken, bazen de cinsel cevabı azaltabilir. Üzerinde durulması gereken çok önemli bir sorun olmasına rağmen insanlar bu konuyu genellikle hekimle paylaşmazlar ve soru sormazlar. Ancak insanın ruh ve beden sağlığı için cinsellik oldukça önemlidir ve her hastalığın cinselliği etkileyen boyutu da mutlaka hekimle konuşulmalıdır.

Bel ağrısı ve bel fıtığı cinsel sıkıntıya yol açar mı?

Bel ağrıları, hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel hayatı doğrudan etkileyen faktörler arasındadır. Omurga esnekliğinin kaybolması, kas spazmları ve bölgedeki kan akışının zayıflaması gibi durumlar cinselliği zorlaştırabilir. Ayrıca bel fıtığı veya cerrahi operasyon kaynaklı sinir zedelenmeleri; cinsel isteksizliğe, erkeklerde sertleşme güçlüğüne, kadınlarda ise vajinal kuruluk sorunlarına neden olabilir.

Bel ağrıları cinselliğe nasıl engel olur?

Sağlıklı bir cinsel ilişkinin isteme, uyarılma ve orgazm olmak üzere aşaması vardır. Arzulama aşaması fiziksel ve görsel uyarılarla başlar. Bu dönemde beynin ilgili alanları harekete geçer. Ağrı, sekse odaklanmayı ve beynin harekete geçmesi ve geçirilmesini engelleyebilir. Uyarılmanın olduğu aşama ise, erkekte sertleşme kadında vajinal kayganlığın artmış olduğu dönemdir. Ağrı özellikle kronik ağrı erkekte sertleşme kadında da cinsel istek azalması sorunlarına yol açabilir. Orgazm dönemindeki kontrolsüz hareketler ve kasılmalar her iki cinste de ağrı ortaya çıkarabilir ya da var olan ağrıyı artırabilir.

Arzulama aşamasında ağrı engellenebilir mi?

Bireylerden birinin ağrılı olduğu durumlarda bu sorun mutlaka konuşulmalıdır. Ağrıyı azaltıcı ve omurgayı en az zorlayan pozisyonlar gerekirse ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. İlişkide bir süre önce sıcak ve soğuk uygulamalar, TENS gibi analjezik akımlar kullanılabilir. Ağrının Cinsel ilişkinin bu ilk döneminde genellikle aşırı fiziksel efor gerekmemektedir. Ağrısı olan birey bu aşamada pasif kalırsa, ağrının önüne geçilebilir. Ayrıca, dokunmalar ve masaj uygun bir şekilde yapılırsa, faydaları bile olabilir. Bu aşama, dokunma, öpüşme ve yakın temas, olabildiğince uzun tutulmalıdır. Fiziksel temasın yoğun olduğu heyecan aşamasında, uygun pozisyon ve uygun yatak ilişki kurulan ortamın düzgünlüğüne dikkat edilmelidir. Uygunsuz ortamlarda ve yataklarda yapılan birleşme uygun pozisyonu bile etkiler. Düz yüzey seçilebilecek en iyi yüzeydir.

Hangi pozisyonlar sıkıntı oluşturmaz?

Yatarak, diz çökerek ve oturarak yapılan pozisyonların çoğu dikkat edilirse sıkıntı oluşturmaz. Belinizi destekleyen yastıklar kullanın. Beli ağrıyan bireyin altta ağrımayan eşin üstte olduğu pozisyonlar genellikle iyi tolere edilir. Ancak ağrılı bireyin altta kaldığı durumlarda, mutlaka belin altındaki boşluk bir yastık ile desteklenmelidir. Bu destek ağrıları büyük ölçüde azaltır.

Beli ağrıyan veya bel fıtığı hastası olan kişiler için cinsel ilişki pozisyonları

Yeni pozisyonlar denenebilir mi?

Ağrısız olan yeni pozisyonlar denemekte fayda vardır. Özelikle yan yatarak yapılan ilişkide ağrı daha az olabilir. Ancak yeni pozisyonlara fiziksel ve psikolojik olarak alışmak zaman alabilir.

Bel ağrısı ve bel fıtığı cinsel sıkıntıya yol açar mı?

Bel ağrısı hem erkekte hem de kadında sıklıkla cinsel problemlere yol açar. Omurga esnekliğinin azalması, paravertebral spazma ve omurga problemlerine bağlı kan akımının azalması, bel bölgesindeki enflamatuar olaylar cinselliği olumsuz etkiler. Mevcut bel fıtığına, geçirilmiş cerrahi müdahalere bağlı sinir zedelenmesi cinsel istekte azalmaya, erkeklerde sertleşme ve kadınlarda vajinal ıslanma sorunlarına yol açabilir.

Bel Ağrısı Cinsel Arzuyu Etkiler mi?

Bel ağrısı cinsel isteği etkileyebilir. Bu ağrının şiddetine bağlı olarak değişebilir. Erkekte ereksiyon sorununa kadında ise vajinal bölgede kuruluğa sebebi olabilir. Bel ağrısına sebep olan birçok hastalık omurga esnekliğini olumsuz etkilediği için cinselliği de olumsuz etkiler. Ancak hafif bel ağrısı cinsel arzuya engel değildir. Uygun pozisyonlar ve uygun şekilde ilişkiye girilebilir. Kronik ağrıların tümü cinsel dürtüleri olumsuz etkiler. Genellikle bu etki iki şekilde ortaya çıkar; ağrı bir taraftan hareketleri kısıtlayıp cinsel ilişkiyi güçleştirirken, cinsel ilişki ağrılara sebep olurken, bazen de cinsel cevabı azaltabilir.

Üzerinde durulması gereken çok önemli bir sorun olmasına rağmen insanlar bu konuyu genellikle hekimle paylaşmazlar ve soru sormazlar. Ancak insanın ruh ve beden sağlığı için cinsellik oldukça önemlidir ve her hastalığın cinselliği etkileyen boyutu da mutlaka hekimle konuşulmalıdır.

Bel ağrıları cinselliğe nasıl engel olur?

Sağlıklı bir cinsel ilişkinin isteme, uyarılma ve orgazm olmak üzere aşaması vardır. Arzulama aşaması fiziksel ve görsel uyarılarla başlar. Bu dönemde beynin ilgili alanları harekete geçer. Ağrı, sekse odaklanmayı ve beynin harekete geçmesi ve geçirilmesini engelleyebilir. Uyarılmanın olduğu aşama ise, erkekte sertleşme kadında vajinal kayganlığın artmış olduğu dönemdir. Ağrı özellikle kronik ağrı erkekte sertleşme kadında da cinsel istek azalması sorunlarına yol açabilir. Orgazm dönemindeki kontrolsüz hareketler ve kasılmalar her iki cinste de ağrı ortaya çıkarabilir ya da var olan ağrıyı artırabilir.

Arzulama aşamasında ağrı engellenebilir mi?

Bireylerden birinin ağrılı olduğu durumlarda bu sorun mutlaka konuşulmalıdır. Ağrıyı azaltıcı ve omurgayı en az zorlayan pozisyonlar gerekirse ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. İlişkide bir süre önce sıcak ve soğuk uygulamalar, TENS gibi analjezik akımlar kullanılabilir. Ağrının cinsel ilişkinin bu ilk döneminde genellikle aşırı fiziksel efor gerekmemektedir. Ağrısı olan birey bu aşamada pasif kalırsa, ağrının önüne geçilebilir. Ayrıca, dokunmalar ve masaj uygun bir şekilde yapılırsa, faydaları bile olabilir. Bu aşama, dokunma, öpüşme ve yakın temas, olabildiğince uzun tutulmalıdır.

Fiziksel temasın yoğun olduğu heyecan aşamasında, uygun pozisyon ve uygun yatak ilişki kurulan ortamın düzgünlüğüne dikkat edilmelidir. Uygunsuz ortamlarda ve yataklarda yapılan birleşme uygun pozisyonu bile etkiler. Düz yüzey seçilebilecek en iyi yüzeydir.

Bel ağrılı hastalarda hangi pozisyonlar sıkıntı oluşturmaz?

Yatarak, diz çökerek ve oturarak yapılan pozisyonların çoğu dikkat edilirse sıkıntı oluşturmaz. Belinizi destekleyen yastıklar kullanın. Beli ağrıyan bireyin altta ağrımayan eşin üstte olduğu pozisyonlar genellikle iyi tolere edilir. Ancak ağrılı bireyin altta kaldığı durumlarda, mutlaka belin altındaki boşluk bir yastık ile desteklenmelidir. Bu destek ağrıları büyük ölçüde azaltır.

Yeni pozisyonlar denenebilir mi?

Ağrısız olan yeni pozisyonlar denemekte fayda vardır. Özelikle yan yatarak yapılan ilişkide ağrı daha az olabilir. Ancak yeni pozisyonlara fiziksel ve psikolojik olarak alışmak zaman alabilir.

Hamilelikte Cinsel Yaşam

Hamilelikte cinsel yaşamın durması ve hiç cinsel birlikteliğin yaşanmaması üzerine oluşan tabulardan kendinizi koruyun. Eğer doktorunuzun düşük riskiyle yasak koyması dışında bir durum yoksa rahatlıkla hamileyken cinselliğinizi de yaşayabilirsiniz. Gebeliğin ilk aylarında bulantı, kusma baş dönmesi ve halsizlik belirtileri görüleceğinden cinsel yaşamı bu duraklatabilir elbette ama gebeliğin ilk üç ayından sonra bu belirtiler yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Gebeliğin ilk ayında bebeğin tutunması ve düşük tehlikesinin de önüne geçilmesi amacıyla çok zorlayıcı cinsel ilişki pozisyonları çiftlere önerilmez ama pozisyonların zorlanmadan uygulanabileceği durumlarda rahatlıkla cinsel ilişkiye girilebilir.

Hamileyken orgazm olmak bebeğe zarar verir mi?

Hamileyken orgazm olmak bebeğe zarar vermez. Burada önemli olan kasılmalarla beraber mevcut bir düşük tehlikeniz var ise onun tetiklenmemesine çaba göstermektir.

Hamileyken korunmadan cinsel ilişki yaşanır mı?

Evet, risk taşımayan gebeliklerde cinsellik rahatlıkla yaşanabilir ve bebeğe sperm ya da cinsellik zarar vermez. Rahmin içinde bir kesenin içinde korunan bebek ile cinsel organın teması mümkün değildir.

Hamileyken cinsel istek azalır mı artar mı?

Genel olarak hamileyken cinsel isteğin arttığı görülmüştür. Hormonların yoğun salgılanması ve bununla birlikte östrojen seviyesinin artması kadında cinsel isteğin artmasına yol açmaktadır.

Hamilelikte ne zamana kadar cinsel ilişkiye girilebilir?

Doğum ağrıları başlayana kadar demek yanlış olmayacaktır. Bilinenin aksiye gebelikle birlikte cinsellik kısıtlaması yoktur. Bazı pozisyonlar gebeyi zorlayabileceğinden risksiz pozisyonlarda cinsel ilişkiye girilmesi daha doğru olacaktır.

Erkekler eşleri hamileyken cinsellikten neden uzak durur?

Kadında artan östrojen hormonu ve istekler ile birlikte erkekte tam tersi bir durum söz konusu olabilmektedir. Erkek cinsel ilişki esnasında bebeğe zarar vereceğini düşünerek bundan kaçınabilir yâda baba olmaya kendini hazır hissetmiyorsa kendini suçlayarak bundan kaçabilir. Duygusal yapıda bir eşiniz var ise, canınızı yakma korkusu ile cinsellikten uzak durması mümkündür. Bunları uzman bir doktor yardımı ile atlatabilir ve doğru bilgileri edinebilirsiniz.

Ereksiyon (sertleşme) ilacı nedir?

Günümüzdeki anlamı ile “ereksiyon sağlayan ilaçlar” veya “ereksiyon ilaçları” denildiğinde ereksiyonun fizyolojik mekanizmasına erkek cinsel organı peniste kan akımını artırarak ereksiyon sağlayan ve cinsel ilişkiyi kolaylaştıran ilaçlar anlaşılmaktadır. Bu ilaçlar ereksiyon (penis sertleşmesi) rol oynayan bir enzim olan fosfodiesteraz 5 enziminin penisteki etkisini engelledikleri için tıbbi olarak “Fosfodiesteraz 5 İnhibitörleri” olarak da adlandırılırlar.

Ereksiyon ilaçlarını kimler kullanabilir?

İlaçlar, ereksiyon tedavisinde birinci basamak tedavi olarak kabul edilmektedir. Genel sağlık durumunu bilmeyen bir kişinin rastgele bu ilacı kullanması bir takım istenmeyen sorunlara neden olabilir.

Uzun ya da kısa etkili nitrat içeren ilaç kullanan kişiler

Ciddi kardiyak bozukluğu olmayan kişiler

Son 6 ay içerisinde miyokart enfarktüsü geçirmemiş kişiler

İleri derecede karaciğer ve böbrek yetmezliği olmayanlar

Retinitis pigmentosası(Tavukkarası hastalığı) olmayan her türlü hasta için uygun, kullanılabilir ilaçlardır.

Diğer taraftan bazı viral hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarla birlikte kullanımında da dikkatli olunmalı ve doktor önerisi alınmalıdır.

Ereksiyon ilaçlarının yan etkileri var mıdır?

Risk faktörlerine sahip olmayan kişiler ve her yaş grubu ereksiyon ilaçlarını kullanabilmektedir. Ancak genç yaş grubunda olanlar ereksiyon ilaçlarını genellikle performans arttırıcı ilaç olarak kullanmaktadır. Ereksiyon ilaçlarının hepsinin ortak yan etkileri;

  • Ateş basması
  • Çarpıntı
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Görme bozukluğu
  • Terleme
  • Burun dolgunluğu
  • Sırt ve bacak kaslarında ağrı
  • Yüzde kızarıklık hissi gibi genellikle minimal yan etkiler göstermektedir.
  • Ancak bunun yanında gizli bir kardiyak hastalık gibi genel sağlık durumunu bilmeyen bir kişinin ereksiyon ilaçlarını kullanması kardiyak sorunlara, ani kardiyak ölümlerine sebep olabilir.

Diğer taraftan genç yaş grubunda yüksek dozda ya da yanlışlıkla aşırı dozda kullanılması uzun süreli ereksiyon yani priapizme çok nadir de olsa neden olabilir. Bu yüzden dikkatli kullanılması, öneri altında kullanılması, genç yaş grubunda performans arttırıcı olarak kullanılıyorsa düşük ya da ortalama dozlarda kullanılması önerilmektedir.

Ereksiyon ilaçlarının içeriği nedir?

Ereksiyonu engelleyen enzimleri bloke etmeye yarayan ereksiyon ilaçlarının amacı penisteki kanlanmayı artırmaktır. Bunun sağlanması için farklı içerikler kullanılmaktadır. Aktif madde olarak;

  • Tadalafil
  • Vardenafil
  • Sildenafil
  • Avanafil
  • Udenafil
  • Lodenafil
  • Mirodenafil içeren ilaçlar bulunmaktadır.

Bu ilaçların temel farkları; kana karışma hızları, gıdalarla etkileşimleri ve vücutta kalış süreleridir. Genel etkinlik düzeyleri ve olası yan etkileri ise birbirine oldukça benzerdir. Ülkemizde kullanımda olan etken maddeler piyasaya çıkış sırasına göre Sildenafil, Vardenafil, Tadalafil ve Avanafil şeklindedir. Sildenafil ve Vardenafil içeren ilaçlar hızlıca etki gösterse de bu etki daha kısa sürelidir. Buna karşılık Tadalafil ve Avanafil içerikli ilaçlar, ereksiyonu biraz daha geç başlatmakla birlikte çok daha uzun süreli bir etki sağlarlar.

İnternet üzerinde satılan ereksiyon ilaçları sağlık sorunu yaratabilir mi?

İnternet üzerinden satılan ereksiyon ilaçları sadece ülkemizde değil, tüm dünyada oldukça önemli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu tür ilaçlar özellikle 3. dünya ülkelerinde ilaç pazarının yüzde 70-80’nin üzerinde hatta yüzde 90’ına yakın kısmını oluşturmaktadır. Güvenilirlik açısından son derece problemli, içeriklerinin ne olduğu belli olmayan bu ereksiyon ilaçlarında bazen ölümcül maddeler içeren içerikler de kullanılabilmektedir.

İnternet üzerinden satılan ereksiyon ilaçlarının en masum zararı aktif madde içermemesi olabilir. Son derece zararlı toksik maddelerin bulunabildiği bu ilaçlardan uzak durulması gerekmektedir.

Ereksiyon ilaçları etki etmiyorsa uygulanabilecek yöntemler nelerdir?

İlaçlar etki etmiyorsa öncelikli olarak düzgün kullanılıp kullanılmadığı sorgulanması gerekmektedir. Mesela Sildenafil içerikli ilaçların gıda ile etkileşimi bulunmaktadır. Özellikle yağlı gıdalarla kullanıldığı zaman olumsuz yönde etki yapabilmektedir. Bu nedenle aç karna kullanılması önerilir. Tadalafilin ise bu tür bir etkileşimi yoktur.

İkinci önemli faktör ereksiyon ilaçlarının etki gösterebilmesi için testosteron seviyesinin normal olması gerekir. Eğer ereksiyon ilaçları etki göstermiyorsa testosteron düzeyinin kontrol edilmesi, testosteron eksikliği varsa öncelikle bu sorunun düzeltilmesi ve daha sonrasında ilacın tekrar başlanması gerekebilir. Doz artırımına gidilebilir. Kullanılan doz hasta için yetersiz kalıyorsa alternatif doza geçiş yapılabilir. Çok fazla anlamı olmamakla beraber kullanılan ereksiyon ilacında değişikliğe gidilebilir. Aynı grupta ilaçlar olmasına rağmen bazen psikolojik olarak plasebo etkiyle farklı ilaç farklı sonuç verebilmektedir. Bunlara yanıt vermeyen, kullanamayan hasta grubunda ise diğer tedavi yöntemlerine yönelmek gerekir.

Ereksiyon ilaçlarının alkolle birlikte kullanılması sıkıntı yaratabilir mi?

Ereksiyon ilaçlarının alkolle eş zamanlı olarak alınması her ilaçta olduğu gibi sıkıntı yaratır. İlacın etkisinin azalmasının yanında karaciğer toksisitesini artırarak yan etkilerini daha fazlalaştırır. Diğer taraftan bir sildenafil ve vardenafil alkol ile etkinliği azalırken, tadalafilin ise alkol ile etkileşimi yoktur.

Ereksiyon sağlayıcı gıdalar nelerdir?

Ereksiyonu sağlamak için afrodizyak etkili gıdalar kullanılabilmektedir. Afrodizyak besinlerin arasında en bilineni ginsengtir. Bunun dışında avokado, çilek gibi meyveler de de afrodizyak etki yapabilmektedir. Bol sebze, meyve ve lifli yiyeceklerden oluşan bir beslenme düzeni cinsel hayat için faydalı olacaktır. Cinsel isteği artıran; afrodizyak etkili bazı gıdaların tüketilmesi faydalı olabilir. Bu gıdalar hem enerji ihtiyacının sağlanmasında rol oynarlar, hem hormonal seviyenin (testosteron düzeyi) kontrolünü sağlarlar ve bu şekilde libidoyu artırırlar. Ayrıca, damar genişletici etkileri ile özellikle peniste kan akımını artırıcı etkileri vardır.

Cinsel gücü artıran gıdaların bir kısmını gruplandırarak belirtmek gerekirse:

  • Sebzeler
  • Sarımsak; İçerisinde bulunan “allicin” adı verilen bir madde sayesinde penis kan akımının artmasında etkili olur.
  • Kuşkonmaz:B vitamini açısından zengindir.
  • SebBrokoli:Zengin C vitamini içeriğine sahiptir. Antioksidan etkilidir ve libidoyu artırır.zeler
  • Acı biber: İçerdiği “kapsaisin” sayesinde hem kan akımını artırır hem de mutluluk hormonu endorfin salınımını uyarır.
  • Maka turpu: Acı biber veya Şili biberi gibi Güney Amerika kökenli bir bitki olan Maka Turpu esas olarak Peru’da yaygın olarak tüketilmektedir.
  • Havuç: Zengin A vitamini kaynağıdır.
  • Mercimek ve kuru baklagiller: Protein, yağ, karbonhidrat ve B1 vitamini, sodyum, kalsiyum ve demir içerir.
  • Avokado; B6 vitamini aracılığı ile testosteron düzeyini artırır. Ayrıca folik asit içeriği sayesinde enerji kaynağı olarak da rol oynar.
  • Karpuz; Sitrülin amino asidi sayesinde kan damarlarında genişleme yaparak penis kanlanmasını artırır.
  • Böğürtlen:İçeriğindeki kimyasallar cinsel isteği artırıcı rol oynar.
  • Şeftali:Kanlanmayı artırır. C-vitamin içeriği yüksektir. Bu sayede antioksidan etki gösterir.
  • Greyfurt: C-vitamini içeriği ile cinsel gücü artırır. Ancak, greyfurt suyu ereksiyon ilaçlarının etkinliğini azaltmaktadır. Bu nedenle ereksiyon ilaçlarının greyfurt suyu ile birlikte alınması önerilmez.
  • Kayısı: A vitamini ve potasyum içerir.
  • Zeytin: A, C ve E vitaminleri yanı sıra zengin mineral içeriği ile önemli bir afrodizyaktır.
  • Bunların yanı sıra incir, elma, üzüm, çilek, muz diğer afrodiziyak etkili meyvelerdir.
  • Ginseng: Kan akımını artırarak cinsel isteği artırır.
  • Kabak çekirdeği; B, E, C ve K vitamin içeren kabak çekirdekleri testosteron düzeyini artırarak cinsel isteği kontrol eder.
  • Fıstık ; İçerdiği yoğun miktarda arjinin amino asidi ile kan damarlarını gevşeterek cinsel organın kan dolaşımını artırır.
  • Fındık: Lif, protein ve mineral bakımından zengidir.
  • Kabak çekirdeği: Çinko, potasyum ve kalsiyum bakımından zengindir. Anti-oksidan etkilidir. Sperm kalitesini artırır. Kolesterol düzeyini dengede tutar. Bu sayede testosteon seviyesinin ayarlanmasında ve libidonun düzenlenmesinde rol oynar.
  • Safran: Antik çağlardan beri afrodizyak etkisi bir baharattır.
  • Badem: Zengin çinko içeriğine sahiptir. Testsoteron seviyesini artırmasının yanı sıra sperm kalitesini de düzeltir.
  • Karanfil: Antik çağlardan beri bilinen güçlü bir afrodiziyakdır.
  • Zencefil:Damar genişletici ve anti-oksidan etkilidir.
  • Yulaf: İçerdiği L-arginin nitrik oksit seviyesini ve dolayısı ile kanlanmayı artırıcı etki göstermektedir.
  • Çam fıstığı: Yulaf gibi yoğun L-arginin içeriği ile nitrik oksit düzeyini artırarak kanlanmayı artırmaktadır.
  • Kakule: İçeriğinde bulunan sineole adlı kimyasal ile kan akımını düzenler.
  • Tarçın
  • İstiridye; Dopamin düzeyini artırarak libidoyu düzenler.
  • Karides
  • Havyar: Çinko içeriği ile antioksidan etkilidir. Testosteron düzeyini kontrol eder. Libido ve sperm yapımı üzerine etkilidir.
  • Çikolata: Temel maddesi olan kakoa esas olarak anti-oksidan etkilidir. Ayrıca içeriğinde bulunan feniletlamin ile endorfin salınımı artırır ve libido ve cinsel hazzı uyarır.
  • Yumurta:Zengin protein ve B vitamini içeriği ile hem enerji ihtiyacını karşılar hem de libidoyu yükseltir.
  • Pekmez: İçeriğinde bulunan kalsiyum ve potasyum ile enerji ihtiyacını karşılanmasında, demir ile dokuların oksijen ihtiyacının temininde önemlidir

Çocuklarda Cinsel Eğitim

Çocuklar büyüdükçe çevrelerini keşfetme arzusuyla her konuda sorular sormaya başlarlar. Ancak birçok aile, özellikle cinsellik üzerine gelen sorularda nasıl bir tutum sergileyeceği konusunda kararsızlık yaşayabiliyor. Uzmanlar; çocukların hem ruhsal hem de bedensel gelişimlerini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmeleri için bu soruların en doğru yöntemle ve yaşlarına uygun bir dille yanıtlanması gerektiğini vurguluyor. Cinselliği konuşmanın hala zor olduğu toplumsal yapımızda, çocuklara dürüst ve anlaşılır bilgiler vermek eğitimin temel taşını oluşturur. Sağlıklı bir cinsel eğitimin ilk adımı, çocuğa kendi mahrem alanlarını öğretmektir; çünkü doğru metotlarla verilen bu eğitim, çocukları olası taciz ve istismar olaylarına karşı koruyan en güçlü kalkandır.

ÇOCUĞUNUZLA BÖYLE İLETİŞİM KURUN

Çocuklara cinsel eğitim vermenin gelecekte sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek açısından önemli olduğunu vurgulayarak, bilhassa cinsel istismar olaylarının önüne geçmek için çocuğa cinsel eğitim vermek gerektiğinin altını çiziyor.

TACİZLERİN ÖNÜNE EĞİTİMLE GEÇİLEBİLİR

Yetişkinlik döneminde psikolojik destek alan bireyler incelendiğinde, önemli bir kısmının çocuklukta cinsel travma veya tacize maruz kaldığı görülmektedir. Bu tür travmaları önlemenin en etkili yolu, çocuğa yaşına uygun cinsel eğitim vermektir. Cinsellik konusunda farkındalık kazanan bir çocuk, kendisine yönelik art niyetli bir yaklaşımı kolayca fark edebilir ve durumu büyüklerine bildirebilir. Cinsel eğitimi, cinsel özgürlük veya gelişigüzel bir yaşamla karıştırmamak gerekir. Çocuğa doğru bilgi verilmediğinde, çevresinden kulaktan dolma ve asılsız bilgiler edinir ki bu çok daha tehlikelidir. Örneğin, kendisinden birkaç yaş büyük biriyle 'oyun' adı altında başlayan bir süreç, farkında olmadan cinsel tacize kadar varabilir. Cinselliğin çocuk için bir tabu olarak kalması, ileride telafisi zor sorunlara yol açabilir; bir kız çocuğunun ileride vajinismus sorunu yaşaması ve evliliğinde darboğaza girmesi bu durumun en somut örneklerinden biridir. Bu nedenle cinsel eğitim, sağlıklı bir geleceğin olmazsa olmazıdır.

YAŞA KADAR CİNSEL EĞİTİM

Okul öncesi dönemdeki bir çocuğa anlatılacak kavramlar ile okul çağı veya ergenlik dönemindekiler birbirinden farklıdır. Okul öncesi çocuklarda gerçeklik algısı tam gelişmediği için, cinsel nitelikli görünen bazı hareketler sergilediklerinde ebeveynlerin paniklemesi sık rastlanan bir durumdur. Ancak çocuk için bu eylemler cinsel bir anlam taşımaz; sadece yeni ve farklı bir keşiften ibarettir. Ebeveynlerin aşırı tepki vermesi, çocuğun bu hareketi daha ilginç bulmasına ve tekrarlamasına neden olabilir. Eğer anne ve baba paniklemek yerine sakin (nötr) kalabilir ve çocuğun ilgisini başka bir yöne kaydırabilirse, çocuk bu davranışı bir süre sonra kendiliğinden bırakacaktır.

MAHREMİYET ÖĞRETİLMELİ

Dürüst bir cinsel eğitim saptamak için çocuğa mahrem alanları öğretilmeli. Okul çağına yaklaşmış bir çocuk evde çıplak dolaşıyorsa bu çocuğa neyin mahrem olduğunu bilgi vermek olası olmaz. Ufak yaştan itibaren çocuğun giydiği kıyafete değin dikkat edilmeli, mahremiyet duygusu aşılanmalı, sınırları öğretilmelidir.

CİNSİYETİNE TARAFINDAN DAVRANILMALI

Çocuğa cinsel eğitim verilirken dürüst cinsel kimlik kazanmasına da yardımcı olunmalıdır. Ablalar, teyzeler aralarında yetişen erkek çocuklarını bazen anneler farkında olan olmadan kız kıyafetleriyle büyütürler. Cümbür Cemaat çocuğun bu halini sever, onu oynatırlar, zenne yaparlar. Ancak çocuk büyüdüğünde efemine davranışlar sergilemeye başlar. Bu anne-babanın cinsel kimliği çocuğa hatalı öğretmesinden kaynaklanan bir durumdur. İleride bu konuda sorun yaşamak istemeyen ebeveynler çocuklarına cinsiyetlerine tarafından davranmaya özen göstermelidirler.

SORULAR CEVAP BULMALI

Çocukların en sık merak ettiği konuların başında dünyaya nasıl geldikleri sorusu gelir. Bu soru sorulduğunda, sanki bir yetişkinle konuşuyormuş gibi dürüst bir yaklaşım sergilenmelidir: 'Bebekleri leyleklerin getirdiği söylenir ama bu doğru değil. Bunu merak etmen çok güzel. Ancak bu, kadın ve erkek arasında çok özel bir durumdur ve detaylarını anlaman için biraz daha büyümen gerekiyor; o zaman sana her şeyi anlatacağım' şeklinde bir açıklama, hem yalan söylememenizi hem de aradaki güven bağını korumanızı sağlar. Ergenlik dönemine gelindiğinde ise cinselliğin hayatın önemli bir parçası olduğu, bunun özel ve değerli bir paylaşımla, yani hayat arkadaşı (eş) ile yaşanması gerektiği bilinci aşılanmalıdır. Eğitim sırasında çocuğun öğrenme anahtarları olan merak ve hayret duygularını aşırı derecede tetiklememeye özen gösterilmelidir. Eğer cevaplar gereğinden fazla gizemli veya hayret uyandırıcı olursa, çocuk bu alana saplantılı bir ilgi duyabilir. Öte yandan, çocuğu tamamen bilgisiz bırakmak da yanlıştır; çünkü çocuk cevabı anne-babasından alamazsa, internetten veya arkadaşlarından kulaktan dolma, yanlış bilgiler edinecektir. Ayrıca soruları yanıtsız bırakmak, çocuğun genel soru sorma ve öğrenme isteğini de köreltir. Soru soran çocuk, hayatı ve çözüm yollarını daha kolay kavrar. Sorulan soru yanlış olsa bile, çocuk doğru soru sormayı tıpkı yürümeyi öğrendiği gibi deneyerek öğrenecektir. Bu yüzden çocuğu azarlamadan, merakını kırmadan yanıt vermek; eğer o an cevap bilinmiyorsa 'Bunu araştırıp sana en doğru şekilde anlatacağım' diyerek konuyu gerçekten takip etmek en sağlıklı yaklaşımdır.

Çocuklara Cinsel Eğitim Nasıl Verilmelidir

Çocuğunuz cinsellik hakkında sorular mı sormaya başladı ve siz ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? Çocuklara cinsel eğitim verirken nelere dikkat etmek gerekir? Bu sorunun cevabı sitemizde sizleri bekliyor.

Çocuklarda Cinsellik

Çocuklar ebeveynlerine cinsellikle ilgili sorular sorduğunda çoğu zaman ebeveynler kızarak çocuklarını geçiştirme yoluna gidiyor. Çocuğun kendisin keşfetme süresi içerisinde başlayan cinsellik oyunlarla devam eder. Gelen sorular üzerine panikleyen ebeveynler bazen de çocuğun yaşlarından büyük ve soyut kavramlardan bahsederek anlayamayacakları bir dille iyice çıkmaza girebilirler. Çocuk cinselliği ile yetişkinlerin cinselliği karıştırılmamalıdır. Cinsellik çocuğun gelişiminde normal bir süreç olarak değerlendirilir.

Çocuğa Cinsel Eğitim Nasıl Anlatılır?

Burada ebeveynlerin yapması gereken en doğru tutum, bu keşfin doğal bir süreç olduğunu kabul etmektir. Çocuklarla cinsellik konusunu konuşabilmek için ailede hoşgörü, paylaşım ve güven duygusunun yerleşmiş olması gerekmektedir. Eğer çocuğunuzla iletişiminiz gerçekten iyiyse çocuğunuz çekinmeden sizinle her türlü konuyu konuşabilecek ve soru sorabilecektir. Çocukta cinselliğin farkı iki yaş itibariyle başlayan bir durumdur. Bu dönem ile birlikte hareketlenen çocuk bezlenme ve tuvalet eğitimi sırasında cinsel organına dokunmaya başlar ve bu dokunuşlarda hoşa giden farklı duyguları keşfetmeye başlar.

Çocuklarda Cinsellik Eğitimi

Çocuklarda görülen çeşitli alışkanlıklar veya tekrarlayan davranışlar genellikle gelişimsel bir sürecin parçasıdır. Bu tür durumlarda çocukların merakını uyandıracak sert tepkilerden kaçınmak, çocuğun bu davranışlara olan odağını azaltabilir. Özellikle iki yaş dönemi gibi bağımsızlık arayışının yüksek olduğu zamanlarda, sürekli kısıtlayıcı uyarılar yapmak yerine dikkatlerini başka yöne çekmek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir. Eğer belirli bir davranışın sıklığı artıyorsa, çocuğun hayatındaki stres faktörlerini veya can sıkıntısını değerlendirmek faydalı olacaktır. Yeterince oyun arkadaşı bulamayan veya sosyal etkileşimi az olan çocuklar farklı alışkanlıklara yönelebilir. Bu noktada ebeveynlerin çocukla kaliteli vakit geçirmesi, onları yeni oyunlara yönlendirmesi ve duygusal destek sağlaması önemlidir. Uyku düzenine dikkat edilmesi ve çocuk uykuya dalana kadar yanında bulunarak güven hissinin pekiştirilmesi de bu süreçte yardımcı olabilecek yöntemler arasındadır.

Çocuklar genellikle 3-4 yaş civarında cinselliğe dair merak duymaya ve sorular sormaya başlarlar. Bu evrede çocuk hangi ebeveyne soru sorduysa, yanıtı doğrudan ondan almalıdır. Örneğin, annesine soru soran bir erkek çocuğun 'babana sor' diyerek geçiştirilmesi, çocukta konunun gizemli veya yanlış olduğu izlenimini yaratabilir. 'Bebekler nasıl doğar?' veya bedensel farklılıklara dair sorular asla yanıtsız bırakılmamalıdır. Bu süreçte çocuklara yönelik hazırlanmış eğitici kitaplardan yararlanabilir, cinsel organları çocuklara uygun bilimsel isimleriyle tanımlayabilirsiniz. Beklenmedik bir soru karşısında şaşırsanız bile bunu çocuğa yansıtmamaya çalışmak önemlidir; çünkü çocuklar yetişkinlerin tepkilerini dikkatle gözlemlerler. Sergilenen doğal ve rahat tavır, çocuğun bu konuların hayatın normal bir parçası olduğunu anlamasına yardımcı olur. Soruları yanıtlarken çocuğun gelişim düzeyine uygun, kısa ve net bilgiler verilmesi önerilir. Eğer bir soruya o an yanıt verilemiyorsa, "Bu sorunun cevabını tam olarak öğrenip seninle paylaşacağım" diyerek güven tazelemek ve sonrasında mutlaka konuya geri dönmek sağlıklı bir iletişim bağı kurulmasını sağlar.

Çocuğun Cinsel Eğitimi İçin Geç Kalmayın

Oyunlarında çocukların karı- kocacılık, sevgili olma, öpüşme gibi davranışları sizi şaşırtabilir. Bu duruma tepkinizi kızarak ve azarlayarak göstermemelisiniz. Bunun yerine çocuğa arkadaşı ile nasıl oyun oynaması gerektiğini anlatma yoluna gitmelisiniz. Özellikle çocuğa cinsel organının özel olduğunu gerekli durumlarda sadece doktora ve ebeveynlerine gösterebileceğini anlatın. Çocuk anne babasının cinsel yaşamını merak edebilir ve hatta ebeveynlerini gizlice izleme yoluna gidebilir bu durumda cinsel yaşamla ilgili bilgi vermek yerine bunun anne babaya özel olduğunu ifade etmek yararlı olacaktır. Detaylı bilgi vermek çocuğun kafasını karıştırabilir.

Evde büyük kardeşlerin çıplak dolaşılmaması, birlikte banyoya girilmemesi ve birlikte yatmaması gerekir. Ebevenlerin cinsel yaşamının gizliliğine büyük önem vermesi gerekir. Çocuğun yanında anne ve babanın birbirlerine sarılmasının ve öpmesinin bir sakıncası yoktur. Bu davranış anne ve babanın birbirini sevdiğini gösterir ve çocuğun gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Çocukla olan sağlıklı iletişim cinsel eğitim verirken olumlu etki yaratacaktır. Çocuğa zamanında cinsel eğitim verilmemesi sonucunda çocuk bu merakını farklı yollardan gidermeye çalışabilir. Bu da çocuk üzerinde olumsuz etkiler bırakacaktır ve bu yanlış öğrenme olacaktır. Çocukluk döneminde sağlıklı atlatılan bir cinsel gelişim ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki cinselliğin temelini oluşturacaktır. Ergenlik döneminden önceki cinsel bilgilendirmeler de büyüme sürecindeki çocuk için çok önemlidir.

Çocuğunuza cinsel eğitim verirken zorlanıyorsanız mutlaka bir uzman desteği alabilirsiniz.

Ergenlikte Cinsel Eğitim

Ergenlik; anne karnı ve bebeklikteki ilk iki yıldan sonra, insan hayatındaki en hızlı değişim evresidir. Bireyin toplumsal rollerini keşfettiği, hedeflerini belirlediği ve bağımsızlık kazandığı bu süreç, fiziksel ve ruhsal gelişim basamaklarının en karmaşık olanıdır. Bireysel gelişimin ayrılmaz bir parçası olan cinsellik, üreme yeteneğinin kazanıldığı bu dönemde bambaşka bir boyut kazanır. Ergenin hem bedenindeki değişimlere hem de duygusal iniş çıkışlarına uyum sağlaması zorlayıcı olsa da, bu süreç 'yetişkinliğe giden yolun mecburi hizmeti' niteliğindedir.

Ergen, bu dönemi yaşarken pek çok şeyi denemek ister. Para kazanmak, özgür yaşamak ve sevgili olmak… “Sevgili olmak, sevgilisinin olması” çok önemlidir, çünkü “sevgili olmak” demek ergen için statü, saygınlık, özgürlük, sevgi aktarımı, aşkın kavurucu tadı, cinsel keyif, merakını gidermek, farklı olmak demektir. Ergenlikte cinsellik konusu çoğunlukla bu dönemin risklerini, risklerin sonuçlarını, ergenlerin olumsuz davranışlarını ve ergenlik döneminde cinsellik yaşamanın normal olmadığını akıllara getirmektedir.

Ergenlikte riskli cinsel davranışların istenmeyen sonuçları arasında, HIV/AIDS ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, ergen gebelikleri ve doğumları, kürtaj gibi önemli ve çoğu kere beden sağlığını daha çok etkileyen durumlar ortaya çıkmaktadır… Toplumlarda ortalama ilk evlilik yaşı ileri yaşlara kaysa bile, cinsel etkinlik günümüzde artık daha erken yaşlarda başlamakta ve cinsel partner sayısı giderek artmaktadır. Doğal olarak CYBE (cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar) ve planlanmamış gebeliklerde de bir artış gözlenmektedir.

DSÖ’nün (Dünya Sağlık Örgütü) tahminlerine göre her yıl her 20 gençten biri CYBE’lere yakalanmaktadırlar. Bunların arasında sıklıkla HIV/AIDS, gonore, sifiliz, klamidya enfeksiyonu ve herpes yer almaktadır. Ergen gebelikleri ve sonuçları hala birçok ülkede pek çok kurumun ve bilim insanının kafasını meşgul eden sorunlardandır. Gerçek cinsel eğitimin olmadığı ABD’de “teenage” dediğimiz yaş grubunda sık olarak erkek ya da kız ergenler cinsel taciz ya da kötü kullanıma uğramakta, ortalama her 6 saatte bir kız ergenlerde gebelik oluşmakta, önemli bir kısmı doğum yapmak zorunda kalmakta.

Sonuçta CYBE, HIV/AIDS ve uyuşturucu kullanımı ve pazarlaması özellikle 15-24 yaş grubunda artmaktadır. Oysa yaş grupları, gelişim dönemleri gözetilerek okullarda “Cinsellik Eğitimin” verildiği Kuzey Avrupa ülkelerinde riskli cinsel davranışlar, enfeksiyonlar ve madde kullanımı giderek azalmaktadır.

Cinsel eğitimin modern eğitim müfredatında yeterince yer bulamadığı ülkemizde, durumun yakın gelecekte diğer batı toplumlarından farklı olmayacağı öngörülmektedir. Şu an için tek engelleyici faktör olarak görülen ailevi ve toplumsal baskılar, aslında sağlıklı bir çözüm sunmamaktadır. Hızla globalleşen ve bireyselleşen yapımızda, bu baskı unsurlarının etkisini yitirmesi kaçınılmazdır. Unutulmamalıdır ki; bir yanlışı başka bir yanlışla, yani bilgisizliği baskıyla örtmeye çalışmak kalıcı bir çözüm üretmez.

Ergen gebeliklerini, doğumlarını, HIV/AIDS ve CYBE’leri azaltabilecek en etkin yolun cinsellik eğitimi olduğu artık tüm dünyanın kabul ettiği bir gerçektir. İlk başlarda cinsel eğitim diye çıkılan yola son yıllarda “cinsellik eğitimi” başlığı altında devam edilmektedir. Cinselliğin sadece fizyolojisinin ve doğum kontrol yöntemlerin anlatıldığı cinsel eğitimin, yeterli olmadığı ve gençlerin korunmasız cinsel davranışlarını azaltmadığı ortaya konmuştur. “Yalnızca Hayır De!” cümlesi ile ifade edebileceğimiz cinsel eğitim programında ise gençlere cinsel ilişki ilgili sorumluluk almaları öğretilmeye çalışılmış ancak yine istenilen sonuçlar alınamamış, daha sonra tamamen cinsel birleşmeyi yasaklayan bir eğitim modeli kullanılmış, ancak bu model de etkili olmamıştır. Yani bilinenin tersine, gelişmiş ülkelerin pek çoğu doğru ve etkin cinsel eğitimi bulmakta zorlanmaktadırlar.

Güncel cinsel eğitim yaklaşımları, cinselliğin yalnızca fizyolojik bir süreç değil, aynı zamanda derin bir psikolojik boyutu olduğunu vurgular. Hem cinselliğin keyifli taraflarını hem de taşıdığı riskleri dengeli bir şekilde aktaran bu programlar, diğer yöntemlere göre çok daha başarılı sonuçlar vermektedir.

Bu eğitimler; karar verme mekanizmaları, hayır diyebilme becerisi, mastürbasyon, beden algısı, özsaygı, toplumsal cinsiyet kimlikleri, cinsel yönelimler ve etik değerler gibi geniş bir yelpazeyi kapsar. Ayrıca HIV/AIDS gibi enfeksiyonlardan korunma, güvenli cinsel yaşam ve doğum kontrol yöntemleri gibi hayati konularda da bireyi donatarak sağlıklı bir gelecek inşa etmeyi hedefler.

Evlilik Öncesi Cinsel Eğitimin Amacı

  • Çiftlerin kendileri ve partnerleri ile ilgili yeni bakış açışı kazanmak
  • Evlilik öncesi ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçmek
  • Göz ardı edilen sorunlar ile çiftlerin yüzleşmesini sağlamak
  • Çiftlerin evlilik sürecinde karşılaşacakları zorlukları ve mutlulukları görebilmeleri amaçlanır.
  • Evlilik Öncesi Danışmanlık Hizmetlerinde Hangi Konular Ele Alınabilir?
  • Evlilik ile ilgili beklentiler karşılıklı olarak ele alınabilir.
  • İlerideki çocuk sayısı konuşulabilir
  • Bayram ve tatillerde ilk olarak hangi tarafa gidileceği kararlaştırılabilir.
  • Düğünün zamanı, mekanı ve şekli ele alınabilir.
  • Cinsellik ile ilgili fikirler karşılıklı olarak konuşulabilir.
  • Evlilik ile ilgili olduğu kadar iş yaşantısı ile ilgili beklentiler ele alınabilir.
  • Evlilikteki rol dağılımı ile ilgili bilgiler ele alınabilir.
  • Boş zamanlarda ve tatillerde neler yapılabileceği konuşulabilir
  • Emeklilik hayatında nerede yaşanılacağına dair beklentilerde evlilik öncesi danışmanlıkta ele alınabilmektedir.
  • Yukarıda saymış olduğumuz konu ve sorunlar çoğaltılabilir.

Evli Çiftlere Yönelik Cinsel Eğitim/Çiftler Arasında Cinsellik Eğitimi

Evlilik öncesi danışmanlık, bir inşaata başlamadan önce zemine yapılan o kritik teknik müdahale gibidir. Bu süreçte partnerinizle ilişkinizin teknik analizini yaparak, uzun ömürlü ve sarsılmaz bir evliliğin temellerini atabilirsiniz. Geleceğinizi daha sağlam bir zemin üzerine kurmak ve evlilik öncesi danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Peki, gerçekten evlilik aşkı öldürür mü? Araştırmalar, yıllar geçtikçe cinsel yaşamdaki dinamiklerin değişime uğradığını gösteriyor.

Evliliğinin ilk yıllarında olan çiftlerde seks yapma sıklığı haftada 2-3 kez iken, 15 yılı aşkın evliliklerde sayı yılda 3 keze bile düşebiliyor. Amerikalı evli çiftlere sorulan “Ne sıklıkla sevişiyorsunuz?” sorusunun cevapları sizi şaşırtacak. İşte evlilikte yıllara göre cinsel ilişki sıklığı…

0-7 YIL ARASI EVLİ OLANLAR:

“33 yaşındayım, eşim ise 29. 3 yıldır birlikteyiz ve 1 yıldır evliyiz. Haftada ortalama 1 kez seks yapıyoruz.” “Eşimle 3 yıldır evliyiz ve bir bebeğimiz var. Haftada ortalama 2 kez seks yapıyoruz. Ancak bazen bu sayı artabiliyor. Bu sayı bizim için çok önemli değil. Birlikte çok mutluyuz ve seks, ilişkimizin yalnızca bir parçası. “ “5 yıldır birlikteyiz ama yaklaşık 1 buçuk yıldır evliyiz. Haftada 3 kez sevişiyoruz. 5 yıl geçmesine rağmen sıkıcı olmaya başladığını düşünebilirsiniz. Ancak biz isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı birbirimize anlatıyoruz. Bunu da yalnızca fantastik bir seks için yapmıyoruz. Bu durum ilişkimizi güçlendiriyor. “ “Ben 29 yaşındayım, eşim ise 26. 2 yıldır birlikteyiz ve yaklaşık bir yıldır evliyiz. Haftada 2 ya da 3 kez sevişiyoruz. Ben haftada 1 ya da 2 kez sevişmek istiyorum, eşim ise 5 veya 6 kez seks yapmayı tercih ediyor.” “Yaklaşık 2 yıldır evliyiz ve çocuğumuz yok. Hafta 1 ya da 2 kez sevişiyoruz. Eşimle farklı saat dilimlerinde çalışıyoruz ve hafta sonlarımız çok yoğun geçiyor. Bu durumdan çok mutsuzuz ama birbimirimizi çok seviyoruz.”

7-15 YIL ARASI EVLİ OLANLAR:

“7 yıldır evliyiz ve 1 çocuğumuz var. Günde 1 ya da 3 kez sevişirken artık haftada 1 ya da 3 kez sevişiyoruz.” “Yaklaşık 8 yıldır evliyiz. 10 günde bir kez sevişiyoruz. Eşim hamileliğinin 3. ayında…” “15 yıldır evliyiz. Ortalama olarak haftada 3 kez sevişiyoruz ama bazı zamanlar her gün olabiliyor. Her gün konuşuyoruz ve birbirimize ilgi gösteriyoruz. Bunun seksten daha önemli olduğunu düşünüyoruz.” “14 yıldır birilikteyiz ve 11 yıldır evliyiz. 4 çocuğumuz var. Normalde haftada 5 kez sevişiyoruz. “ “Yaklaşık 15 yıldır evliyiz. İkimiz de çalışıyıoruz ve 5 yaşında bir oğlumuz var. Bazen haftada 3 kez, bazen ise hiç sevişemiyoruz.” “15 yıldır evliyiz. Haftada 4 kez sevişme kuralımız var. “Kural” sözcüğü kulağa tuhaf geliyor olabilir. Ancak bu durum, hayat yoğun bir şekilde ilerlerken bizim de bazen romantik anlara ihtiyacımız olduğunu bize hatırlatıyor.”

15 YILDAN FAZLA EVLİ OLANLAR:

“17 yıldır evliyiz. Yılda 2 ya da 3 kez sevişiyoruz.” “30 yıldır birlikteyiz ve 25 yıldır evliyiz. 2 çocuğumuz var. Haftada 3 ya da 5 kez sevişiyoruz. Sevişmediğimiz zamanlar öpüşerek ve sarılarak birbirimize ilgi gösteriyoruz. “ 55 yaşındayım ve 32 yıldır evliyim. Haftada 2 kez sevişiyoruz, bazen daha da az olabiliyor. “ “45 yaşındayım, eşim ise 46.” 21 yıldır evliyiz ve artık ayrı yaşamaya karar verdik. Yaklaışık 5 yıldır hiç sevişmiyoruz. “20 yıldır evliyiz. Bazen ayda 3 kez, bazen de 2 haftada 1 kez sevişiyoruz. Bu durum hayat tempomuza göre değişiyor. Bazı sabahlar yavaş bir şekilde sevişmek güzel oluyor bazen de bir saatten uzun sürebiliyor.”

Bakirelik Nedir?

Henüz cinsel ilişkiye girmemiş olan kızlara bakire denir. Erkeklerde ise bu tanım bakirdir. Halk arasında bakirelere kız oğlan kız da denmektedir. Bekaret, halk arasında bakirelere el değmemiş dendiği için temizliğin sembolü olarak görülür.

Kızlık Zarı Nedir?

Literatürde hymen olarak adlandırılan kızlık zarı, toplumsal olarak bekaretin sembolü haline gelmiştir. Bu doku, genetik faktörlere bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterir. Örneğin, ara bölmeli (septalı) kızlık zarı yapısına sahip bireylerde cinsel birleşme sırasında zorlanmalar yaşanabilir. Kızlık zarının durumunu tespit etmek, bir jinekolog tarafından yapılan kısa ve ağrısız bir muayene ile mümkündür. Zarın zarar gördüğü durumlarda belirgin bir kanama veya kırmızımsı bir akıntı gözlenebilir. Ancak esnek yapıdaki zarlarda ilk ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Kızlık zarının cerrahi yöntemlerle onarılması işlemine ise himenoplasti adı verilir.

Genellikle kızlık zarının bir işlevi olmadığı düşünülse de bazı bilim adamları tarafından kızlık zarının bazı işlevleri olduğu düşünülmektedir. Buna göre 11-12 yaşlarına kadar olan dönem içerisinde vajina içine mikropların girmesinin önlenmesi ilk işlevidir. İkinci işlevi ise doğuştan idrar kanalı yokluğu halinde çıkartılıp kullanılarak idrar kanalı yapılmasıdır.

Kızlık Zarı Türleri Nelerdir?

1. Annüler Hymen:

En çok rastlanan kızlık zarı türüdür. Genç kızların neredeyse %80′ninde bu türe rastlamak mümkündür. Annüler kızlık zarının yapısı yuvarlaktır. bu yuvarlağın geniş olması da zarın esnek olduğuna anlamına gelmekte ve kanama oluşmamaktadır. Bu zara sahip olan ve bir de esnek zar yapısına sahip olan kişilerde duyulan endişe oldukça yersizdir. Bu zara sahip olan kadınların neredeyse %50 kanamaya rastlamamıştır. Normal kızlık zarı olarak da bilinen annüler kızlık zarı hemen vajina girişinde yer almaktadır.

2. İmperfore Kızlık Zarı:

Bu çok nadir rastlanan bir tür olmakla birlikte kişinin kızlık zarının tamamen kapalı olduğunu gösteren bir türdür. Bu zar türü oldukça az rastlanılan bir tür olsa da oldukça tıbbi sorun içeren de bir türüdür. Ergenlik çağına giren genç kız adet dönemine kadar bu kızlık zarına sahip olduğunu anlamaz. Ancak regl dönemi sırasında şiddetli karın ağrısı ile doktora başvuran genç kızda adet kanamasının dışarı çıkamadığını gösterir ve bu da şiddetli bir ağrıya sancıya sebep olur. Adet dönemine gelindiğinde bu kişinin mutlaka doktora başvurması gerekmektedir.

3. Septalı Kızlık Zarı:

Bu zar türü de oldukça az rastlanılan bir türdür. Bu türe sahip olan kadınlar genellikle şikayetlerini doktora ağrılı ve kanamalı bir ilişki sonrasında bulunmaktadır. Bu zar çeşidinde kızlık zarını ikiye ayıran etten bir köprünün bulunmasıdır. Bu köprüde cinsel birleşme esnasında kişiye oldukça rahatsızlık verir ve hatta bir sonraki ilişkisini yaşarken cinsel korkularının gerçekleşmesi de olasıdır. Regl döneminde de kişiye oldukça ağrılı bir dönem geçirten bu zar çeşidi istenildiği takdirde küçük bir operasyona alınabilir.

4. Kribriform Kızlık Zarı:

Bu kızlık zarı türü ise süzgeç görüntüsündedir. Bu kızlık türüne rastlamak oldukça azdır. Ancak bu durum kişiye oldukça sancılı bir adet dönemi yaşatırken cinsel ilişki esnasında da oldukça sancılı bir ilişki yaşatmaktadır. Genellikle cinsel ilişki sırasında zor yırtılır ve bu zarı taşıyan kişiler doktora ilişkiye girememe sorunu ile beraber gitmektedir. Ancak bu kızlık zarına sahip olan kişilerin sağlık sorunu yaşamaması için kızlık zarına müdahale edilebilir veya küçük bir operasyonla da alınabilir.

5. Ksentrik Kızlık Zarı

Bu kızlık zarının hissedilişi genellikle ilk ilişki esnasında meydana gelir. İki tarafında cinsel ilişkiye girmesine sebep olan bu kızlık zarında bir tarafı kalın ve geniştir. Bu da kişinin kızlık zarının hasar görmesini engeller ancak bu durumda bir esneklik söz konusu olmadığı için kişinin cinsel ilişki yaşaması zorlaşır. Eğer bu durumdan kişi şikayetçi ise uzman bir hekime başvurmalı ve kızlık zarına müdahale ettirmelidir. Bunun söz konusu olmadığı takdirde ise kişinin küçük bir operasyonla kızlık zarını aldırması kişinin ağrılı bir cinsellik hayatı yaşamasını da ortadan kaldırır.

6. Esnek Kızlık Zarı

İlk ilişki sırasında yırtılmayan ve esnek bir yapıya sahip olan kızlık zarı türü diğer ilişki süreçleri içerisinde de yırtılmayabilir. kanama da olmaması durumundan kaynaklı kişi oldukça tedirgin olabilir Ancak bu kızlık zarı türüne oldukça sıkta rastlanabilir. Bu nedenden dolayı bu kızlık zarı türü aslında herkes tarafından bilinmeli ve sonuçlarına da kişinin tedirgin olmaması gerekmektedir. Eğer kişi oldukça psikolojisi bu durumdan olumsuz etkilenmişse bekaret testi ile bu sonuç sonuçlandırılabilir Eğer bu şüpheyi duyan kişiler varsa mutlaka uzman bir hekime muayene olmalıdırlar.

Kızlık Zarı Nasıl Bozulur?

Kızlık zarı, vajina içine yabancı cisim sokma, masturbasyon yaparken içeriye parmak veya bir cismi ileriye doğru fazlaca ve sertçe itme, düşme veya çarpma sonucunda vajinaya darbe alma veya cinsel ilişki sonrasında yırtılabilir veya daha doğru deyişle “kızlık zarının bütünlüğü bozulabilir”.